E-ISSN 2149-4975 Anasayfa   |  İletişim    |  EN
 
Cilt : 3 Sayı : 3 Yıl : 2019
Son Sayı Erken Baskı Arşiv Popüler Makaleler

   
Hızlı Arama





 
Turk J Card Nur: 3 (3)
Cilt: 3  Sayı: 3 - Şubat 2012
Özetleri Gizle | << Geri
EDITÖRDEN
1.
Editörden
Editorial
Nuray Enç
Sayfa 1
Makale Özeti | Tam Metin PDF

DERLEME
2.
Uyku Sorunları Hipertansiyona Neden Olur mu?
Does Hypertension Cause Sleep Problems?
Derya Özcanlı Atik, Zeynep Erdoğan Zeydan, Arife Albayrak Çoşar
doi: 10.5543/khd.2012.001  Sayfalar 2 - 8
Uyku, patofizyolojik, fiziksel, psikolojik ve çevresel faktörlerden etkilenen kompleks, fizyolojik temel bir yaşam gereksinimidir. Uykunun yararları iyi bilinmektedir ve artık uykunun sağlık ve bedensel fonksiyonun desteklenmesi için kesinlikle çok önemli olduğu kabul edilmiştir. Yapılan çalışmalarda, hipertansiyonun artan insidansı ile uyku süresi ve kalitesinin azalması arasında güçlü ilişkiler bulunmuştur. Uyku kalitesini artırmak için önlemlerin alınması, hipertansiyon sıklığının azalmasına katkıda bulunacaktır.
Sleep is a fundamental, physiological life necessity which is affected by pataphysiological, physical and environmental factors. The benefits of sleep were well recognized and is now established that sleep is absolutely crucial in promoting health and bodily function. Studies were found a strong relationship between decrease of sleep duration and quality with the rising incidence of hypertension. Interventions in order to improve sleep quality will contribute reduction in the incidence of hypertension.

3.
İntraaortik Balon Pompası ve Hemşirelik Bakımı
Intraortic balloon pump and nursing care
Havva Öz Alkan
doi: 10.5543/khd.2012.002  Sayfalar 9 - 18
Yoğun bakım ünitelerinde intraaortik balon pompası uygulanan hastaların bakımı önemli bir konudur. Kalbin yetersiz kaldığı durumlarda mekanik destek hastanın sağlığının iyileştirilmesi için çok önemlidir. İntraaortik balon pompası miyokarda oksijen sunumunu arttırır, sol ventrikül iş yükünü azaltır ve kalp debisini arttırır. İntraaortik balon pompası akut sol kalp yetersizliği, kardiyojenik şok, valvuler hastalıklar, inatçı göğüs ağrıları, miyokart infarktüsü komplikasyonları ve bypass cerrahisinde uygulanabilir. İskemi, kanama, tromboemboli en yaygın görülen komplikasyonlardır. Hemşireler bu hastaların bakımında önemli role sahiptir. Bu derleme intraaortik balon pompasının fizyolojik etkilerini, endike/kontrendike olduğu durumları, pompadan ayırma sürecini, yaşanan sorunlar / komplikasyonlar ile hemşirelik girişimlerini açıklar.
Management of intraaortic balloon pump is an important consideration in critical care. Mechanical support of the failing heart is crucial for improving health outcomes. Intraaortic balloon pump to increase myocardial oxygen delivery, reducing the workload of the left ventricle and increase cardiac output. Intraaortic balloon pump may be used in acute left ventricular failure, cardiogenic shock, valvuler diseases, refractory angina, complication of myocardial infarction or bypass surgery. Ischemia, bleeding, thromboembolism is the most common complications. Nurses play a crucial role in caring for patients. This article describes the physiological effects of intra-aortic balloon pump, the indicated / contraindicated in situations in which, the process of separation from the pump, connected to the problems / complications and nursing care of patients.

4.
Akut Koroner Sendromlarda Hemşirelik Bakımı
Nursing Care for Acute Coronary Syndrome
Zeynep Canlı Özer, Şeyma Demir
doi: 10.5543/khd.2012.003  Sayfalar 19 - 32
Akut koroner sendromlar, kararsız angina pektoris, ST yükselmesiz miyokart infarktüsü ve ST yükselmeli miyokart infarktüsünü içeren klinik sendrom olarak tanımlanır. Akut koroner sendromlar, bireylerin yaşam kalitesini, kişisel ilişkilerini, geleceğe olan bakışlarını etkileyebilmektedir. Bu nedenle, hastalığın kontrolünde, önlenmesinde ve bakımında yeterli bilgi ile donatılmış hemşirelere büyük sorumluluklar düşmektedir. Akut koroner sendromlar tanısıyla gelen bir hastada hemşirelik yaklaşımı, hastanın gereksinimlerini değerlendirmek ve bu gereksinimlerin önceliğini belirlemekle başlar. Hemşireler, NANDA hemşirelik tanıları doğrultusunda bakım planlarını oluşturur. Bu kapsamda, ele alınabilecek tanılar; akut ağrı, aktivite intoleransı, anksiyete ve depresyon, kalp debisinde azalma, aktivite intoleransı, uyku şeklinde bozulma, bilgi eksikliği/gerekli yaşam tarzı değişiklikleriyle baş edememe olmaktadır. Bu derleme, hemşirelere akut koroner sendromlar tanısı olan hasta bakımında yol göstereceği düşüncesiyle hazırlanmış, derlemede akut koroner sendromların patofizyolojisi, klinik görünümü, tanı ve tedavi yöntemleri, hemşirelik tanı ve girişimleri ele alınmıştır.
Acute coronary syndromes describes clinical syndromes ranging from unstable angina pectoris, myocardial infarction with and without ST-segment elevation. ACS may negatively affect the quality of life for individuals, their personal relationships, their gaze to the future, in short, every aspect of life in a comprehensive manner. Therefore, the nurses that equipped with adequate knowledge have great responsibility in control, prevention and care of the disease. Nursing approach to a patient with a diagnosis of ACS begins with assess the needs of the patient and determining the priority of these requirements. The nurses, in accordance with NANDA nursing diagnoses, stick with care process by creating care plans and determining interventions. In this context, the diagnosis which can be considered for patients with acute coronary syndrome are acute pain, anxiety and depression, reduced cardiac output, activity intolerance, impaired sleep order and, deficient knowledge/ inability to cope necessary lifestyle changes. In this review, Nurses used as care guided of ACS patient and the pathophysiology of acute coronary syndromes clinical features, methods of diagnosis and treatment and the importance of nursing diagnosis and interventions have been discussed in the present study.

5.
Kronik Kalp Yetersizliği Olan Hastaların Uyumu İçin Motivasyonel Görüşme
Motivational Interview for Compliance in Patients with Chronic Heart Failure
Hilal Uysal, Nuray Enç
doi: 10.5543/khd.2012.004  Sayfalar 33 - 38
Ülkemizde kalp yetersizliği önemli bir sağlık sorunudur. Kronik kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatışların yaklaşık %80’inin en az 65 yaş üstü olduğu belirtilmektedir. Kronik kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yeniden yatışların en önemli nedenleri arasında, etkisiz hastalık yönetimi, ilaç, diyet ve egzersiz planına uyumsuzluk, yeterli bilgilendirilmemek bulunmaktadır. Bireylere eğitim ve danışmanlık sağlamada, tedaviye uyumu arttırmada, hasta eğitimi ve bakımı koordine etmede multidisipliner ekip içerisinde hemşirelerin önemli sorumlulukları vardır. Bu makalede, kronik kalp yetersizlikli bireylerin hastaneye yeniden yatışını etkileyen faktörler ile diyet, ilaç ve bireysel izlemlerine uyumlarının arttırılmasında etkili bir yöntem olduğu bilinen motivasyonel görüşme stratejilerinden bahsedilecektir.
Heart failure is an important health problem in our country. Approximately 80% of hospital admissions due to chronic heart failure, stated that at least 65 years of age and older. The most important causes of hospital readmissions for chronic heart failure, there are ineffective disease management, noncompliance with medication, diet and exercise plan and insufficient training. Providing training and advice to individuals, to enhance compliance with treatment, patient education and to coordinate care, nurses have important responsibilities in a multidisciplinary team. This article, the factors affecting readmission to hospital of individuals with chronic heart failure, in increasing compliance, with diet, medication, and individual follow-up which is an effective method, motivational interviewing strategies are discussed.

6.
Kardiyovasküler hastalıkların önlenmesi ve kontrolünde fiziksel aktivitenin önemi
The importance of physical activity in the prevention and control of cardiovascular diseases
Pınar Yeşil, Meral Altıok
doi: 10.5543/khd.2012.005  Sayfalar 39 - 48
Kronik hastalıklar içerisinde önemli bir yere sahip olan kardiyovasküler hastalıklar (KVH), tüm dünyada ve ülkemizde en önemli morbidite ve mortalite nedenidir. İleri yaş, obezite, sigara kullanımı, hipertansiyon, hiperkolesterolemi, diyabetes mellitus gibi risk faktörleri varlığında KVH gelişme riski daha da artmaktadır. Fiziksel inaktivitenin KVH riskini arttırdığı, fiziksel olarak aktif olmanın ise; kan basıncını, kolesterol düzeyini düşürme, kilo kontrolünü sağlama ve diyabetes mellitus’un kontrol altına alınmasını sağlama gibi etkileriyle KVH riskini önemli düzeyde azalttığı birçok literatürde vurgulanmaktadır. Bu derlemede KVH’ın önlenmesi ve kontrolünde fiziksel aktivitenin önemi tartışılmıştır.
Cardiovascular diseases (CVD), which are among the leading chronic diseases, are the most important cause of morbidity and mortality all over the world and in our country. The presence of risk factors such as advanced age, obesity, smoking, hypertension, hypercholesterolemia, or diabetes mellitus increases the risk of developing CVD even more. Research indicates that physical inactivity increases the risk of CVD while being physically active significantly reduces the risk of CVD by lowering blood pressure and cholesterol levels, keeping the weight and diabetes mellitus under control. This review had been discussed the importance of physical activity in CVD prevention and control.

7.
Kardiyak Rehabilitasyon ve Hemşirenin Sorumlulukları
Cardiac Rehabilitation and Nursing Responsibilities
Hilal Uysal
doi: 10.5543/khd.2012.006  Sayfalar 49 - 59
Kardiyak rehabilitasyon, optimal sağlığı sağlamak ve sürdürmek için bilinen kardiyovasküler hastalığı olanlara destek olmak şeklinde tanımlanmaktadır. Kardiyak rehabilitasyon programları risk azaltılması için etkilidir. Kardiyovasküler risk azaltma, yaşam şekli değişiklikleri ile tıbbi ve psikososyal tedavilerin bütünlüğünü içermektedir. Kardiyovasküler hastalık tanısı olan bireylerin hastalık ve koruyucu uygulamaların önemi hakkında bilgilenmesi, taburcu olduktan sonra evdeki aktivitelerinin ve derecesinin planlanması, hastalığa ve tedaviye uyumu, hemşire ve diğer sağlık ekibi üyelerinin (hekim, diyetisyen, fizyoterapist vb.) desteği ile sağlanır. Rehabilitasyon hemşiresi, diğer ekip üyeleri ile iyi iletişim kurarak koordinasyonu sağlar ve birlikte bireyin fiziksel sınırlılıklarına rağmen mümkün olduğunca bağımsız fonksiyonlarını en üst düzeye çıkarmak için çalışır. Hemşire rehabilitasyon ekibinden ve diğer kaynaklardan bilgileri toplar. Daha sonra hasta için bakımı planlar, uygular ve değerlendirerek rehabilitasyonda bütünlük sağlar. Bu derlemede, kardiyak rehabilitasyonun tanımı, kardiyak rehabilitasyonda ekip çalışmasının önemi, hemşirenin rolleri, kardiyak rehabilitasyon fazları ve hasta/aile eğitimi hakkında bilgi verildi.
Cardiac rehabilitation is defined as to support those with known cardiovascular disease to achieve and maintain optimal health. Cardiac rehabilitation programs are effective for risk reduction. Lifestyle changes should be a whole with the medical and psychosocial treatments to reduce cardiovascular risk. Informed about the importance of preventive practices of individuals with a diagnosis of cardiovascular disease is provided. with support of nurses and other health team members (physician, dietician, physiotherapist, etc.), planning the degree of activity and disease at home after hospital discharge and compliance with disease and treatment.
Rehabilitation nurses provides coordination establishing good communication with other team members and despite with the individual's physical limitations, attempts to maximize function as independently as possible. Rehabilitation nurse gathers information from staff and other sources. Later, the patient's care plans, implements and evaluates rehabilitation provides integrity. In this article, the definition of cardiac rehabilitation, the importance of team work in the cardiac rehabilitation, roles of a nurse, cardiac rehabilitation phases, and patient / family education was informed about.

ARAŞTIRMA
8.
Hemşirelerin Acil Kalp Hastalıklarında Görülen, EKG Bulgularını Tanıyabilme ve Uygun Tedavi Yaklaşımlarını Değerlendirebilme Düzeylerinin Tespiti
Determination of the Abilities of Nurses in Diagnosing the ECG Findings About Emergency Heart Diseases and Deciding the Appropriate Treatment Approaches
Hatice Dilek Doğan, Mehmet Melek
doi: 10.5543/khd.2012.007  Sayfalar 60 - 69
AMAÇ: Araştırmamızda, tüm birimlerde çalışan hemşirelerin acil kalp hastalıklarında görülen elektrokardiyografi bulgularını tanıyabilme ve uygun hemşirelik yaklaşımları hakkındaki bilgi eksikliklerinin tespiti amaçlandı.
YÖNTEMLER: Çalışmamıza, Ağustos-Eylül 2004 tarihleri arasında Afyonkarahisar il merkezinde dört hastanede görev yapan hemşireler katıldı. Evreni oluşturan hemşire sayısı 291’dir. Soruları eksik veya geçersiz dolduran hemşireler araştırmaya alınmadı ve araştırmamız 210 hemşire ile tamamlandı. Verilerin toplanmasında anket formu, değerlendirilmesinde SPSS paket programı, istatistik analizinde ki-kare testi uygulandı.
BULGULAR: Araştırmamıza katılan hemşirelerin, %80’inin elektrokardiyografi çekiminde göğüs derivasyonlarının yerlerini yanlış tespit ettikleri ve %88,1’inin EKG çekimi, acil aritmiler ve acil girişimler konusunda hizmet içi eğitim almamış oldukları saptandı. Katılan grubun %54,3’nün miyokard infarktüsü, %33,3’ü atriyoventriküler tam blok, %40,5’i ventriküler taşikardi ve %38,1’in ventriküler fibrillasyon ritmini tanıyabildikleri ve %20,5’in defibrilasyon işlemini yapabilecekleri tespit edildi. Cihazı kullanma süresinin sorulara uygun yanıt verilmesinde etkisinin olmadığı ve eğitim düzeyinin farklılığa yol açmadığı tespit edildi. Göğüs derivasyonu yerlerini doğru tanımlayabilmede 2. ve 3. Basamak Sağlık Hizmetleri arasında fark görülmedi ve katılımcıların %60,5’i doğru elektrokardiyografi çekimini net bilmediğini, aritmiyi tanıyamadığını ve EKG’yi yorumlayamadığını belirtti
SONUÇ: Acil elektrokardiyografi bulguları ve hemşirelik girişimleri hakkında bilgi düzeyini etkileyen en önemli faktörlerin; hizmet içi eğitim almış olma ve çalışılan birimler olduğu görüldü, eğitim düzeyinin fark oluşturmadığı belirlendi. Ülkemizde; tüm birimlerde görev alan hemşirelerin EKG konusunda bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi gerektiği saptandı.
OBJECTIVE: In this study, we aimed to determine the abilities of nurses serving in every unit, in diagnosing the electrocardiogram findings observed in emergency heart diseases and deciding the appropriate nursing approaches.
METHODS: This study was carried out on 210 nurses who have accepted to participate, at four hospitalin in the central Afyonkarahisar between August and September 2004. A survey form has been used as a collect data device in the study. SPSS for Windows 11.0 (Statistical Package of Science) programme was utilized for evaluation of the data. Chi-square test was used for statistical analyses.
RESULTS: Eighty percent of the participating nurses were identified to carry out the correctly positioning the chest derivations in the electocardiography monitoring. It was observed that 88.1% of the nurses have not participated in the orientation programmes. Only 38.1% of the nurses were found to be able to identify the ventricular fibrillation, 54,3% myocardial infarction, 33,3 % third degree atrioventricular block, 40,5 % ventricular tachycardia. However, 20.5% of the nurses stated that they could carry out defibrillation. % 60,5 of the nurses expressed that they did not know the right electocardiography monitoring and thus could not recognise the type of the arrhythmia.
CONCLUSION: In our study, we found that, there was a relationship between the type of health services that the nurses work in and whether they have participated in-service training programme or not, and their educational level had no effect on the differences concerned. We found, in our country,that nurse have got necesary to improve their skills and knowledge about the electocardiography.

9.
Türkiye’de Kardiyoloji Kliniklerinde Çalışan Hemşire ve Teknisyenlerin Profili
Profile of Nurses and Technicians Working in the Cardiology Clinics in Turkey
Nuray Enç, Hilal Uysal, Fisun Şenuzun, Zeynep Canlı Özer, Emine Guruşçu, Öznur Şentürk
doi: 10.5543/khd.2012.008  Sayfalar 70 - 83
AMAÇ: Çalışma, Türkiye’de kardiyoloji kliniklerinde çalışan hemşire ve teknisyenlerin profilinin belirlenmesi ile Türk Kardiyoloji Derneği kardiyovasküler hemşirelik ve teknisyenlik çalışma grubunun önümüzdeki yıllardaki stratejilerinin oluşturulabilmesi amacı ile planlandı ve uygulandı.
YÖNTEMLER: Araştırma 2007-2009 tarihleri arasında Türkiye’de özel ve kamu hizmeti veren 26 hastanede çalışan 459 hemşire ve teknisyen ile yapıldı. Veriler “Kardiyoloji Kliniklerinde Çalışan Hemşire ve Teknisyenlerin Profili Anket Formu” kullanılarak toplandı.
BULGULAR: Çalışmaya 431 hemşire ve 28 teknisyen olarak, toplam 459 kişi katıldı. Çalışmaya katılanların %54.2’nin kardiyoloji servislerinde, %23.8’inin koroner yoğun bakım ünitesinde çalıştığı tespit edildi. Çalışmaya katılan hemşire ve teknisyenlerin %58.6’sı kardiyoloji kliniğinde çalışmayı kendisinin tercih ettiğini, %13.1’i kardiyolojide çalışmayı sevdiğini, %5.2’si yoğun bakımda çalışırken daha verimli olduğunu belirtti. Hemşire ve teknisyenlerin %41.4’ü mesleki sertifika programlarına, %31.6’sı mesleki kongre/sempozyumlara katıldığını belirtti. Çalışmaya katılan hemşire ve teknisyenlerin %21.8’i temel ve ileri elektrokardiyografi, ritim bozuklukları hakkında bilgi, %13.0’ı temel ve ileri kardiyak yaşam desteği eğitimi, gibi konularda eğitim programları, kurs vb. etkinliklerin sürdürülmesini istediklerini belirttiler.
SONUÇ: Çalışmaya katılan hemşire ve teknisyenlerin büyük çoğunluğunun haftalık toplam çalışma saatinin 45 saatten fazla ve ekstra nöbet tuttuğu tespit edildi. Katılımcıların oryantasyon ve hizmet içi eğitim alma durumlarının istendik düzeyde olmadığı, büyük çoğunluğunun ise TKD kardiyovasküler hemşirelik ve teknisyenlik çalışma grubunun eğitim programlarına katılmadığı saptandı.
OBJECTIVE: This study was planned and done in order to determine the profile of nurses and technicians working in cardiology clinics in Turkey and also form the future strategies of Turkish Society of Cardiology cardiovasculer nurses and technicians working group.
METHODS: This study was done with 459 nurses and technicians working in 26 special and public hospitals in Turkey. Data was collected by using “Profile of Nurses and Technicians Working in Cardiology Clinics Questionnaire”.
RESULTS: This study, 431 nurses and 28 technicians, 459 people participated in total. It was determined that 54.2% of the group was working in cardiology services and 23.8% of them were working in coronary intensive care clinics. 58.6% of the group stated that they preferred working in cardiology clinics, 13.1% of them stated that they liked working cardiology clinics and 5.2% of the group determined that they felt themselves much more efficient in these clinics. It was stated that 41.4% of the participants attended occupational certificate programmes and 31.6% of them attended congresses/ symposiums. 21.8% of the group would like to take education programmes, courses including basic and advanced electrocardiography, information about rhythm disorders, 13% of the group would like to take education about basic and advanced cardiac life support.
CONCLUSION: The vast majority of nurses and technicians participating in the study of total working hours per week is more than 45 hours and an extra guard, orientation and conditions of service training is not desirable level, the vast majority of participants, training programs of TKD cardiovascular nursing and technician study group was not going.



 
 
Copyright © 2016 Türk Kardiyoloji Derneği

LookUs & Online Makale