| ARAŞTIRMA | |
| 1. | Kardiyoloji Yoğun Bakım Ünitesindeki Hastaların Maneviyat ve Anksiyete Düzeyleri: Ne Kadar Önemli? The Spirituality and Anxiety Levels of Patients in the Cardiology Intensive Care Unit: How Important is This? Ayşe Soylu, Dilek Soylu, Medet Korkmaz, İbrahim Caner Dikici, Ekrem Aksudoi: 10.5543/khd.2024.59489 Sayfalar 57 - 63 Amaç: Ani kardiyak ölüm nedeni olarak görülen anksiyete, kardiyolojinin önemli sorunlarından biridir. Kaygı, ruhsal iyilik sağlanarak kontrol edilebilir. Bu nedenle amaç, ruhsal iyilik halinin kaygı üzerine etkisini belirlemektir. Yöntem: Tanımlayıcı tipte olan bu çalışmaya toplam 211 kardiyoloji yoğun bakım hastası dahil edildi. Verilerin toplanmasında kronik hastalık tedavisinin işlevsel değerlendirilmesi - mental iyi oluş 12 madde ölçeği ve durumluk kaygı ölçeği kullanıldı. Anket tabanlı çalışmada veriler yüzyüze toplandı. Analiz için SPSS 25 kullanıldı. Analizde tanımlayıcı istatistikler, bireysel özellikler ile ölçeklerin karşılaştırılmasında parametrik ve non-parametrik testler kullanıldı. Ölçekler arası ilişki tespitinde pearson korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Kardiyoloji yoğun bakım hastaları orta düzey spirituel iyilik hali (30.27±5.80) ve orta düzey kaygı (40.32±4.49) düzeyine sahiptir. Spiritüel iyilik hali ile kaygı arasında pozitif yönlü zayıf ilişki vardır (r=0.143, p<0.05). Sonuç: Hastaların kaygılarının azaltılması için manevi bakım ihtiyaçlarının giderilmesi önerilir. |
| 2. | Açık Kalp Ameliyatı Sonrası Erken Mobilizasyon ve Etkileyen Faktörler: Tanımlayıcı- Kesitsel Çalışma Early Mobilization and Affecting Factors After Open Heart Surgery: A Cross-Sectional Descriptive Study Sultan Özkan, Ezgi Arslan, Zehra Balcıkdoi: 10.5543/khd.2025.82687 Sayfalar 64 - 71 Amaç: Bu kesitsel çalışma, açık kalp ameliyatı geçiren hastaların yoğun bakım ünitesine kabul sonrası mobilizasyon sürecini ve bu süreci etkileyen faktörleri ortaya koymak amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu çalışma 75 hastanın katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmanın toplanmasında hastaların sosyodemografik ve klinik durumuna ilişkin 24 soruluk birinci bölüm, mobilizasyon öncesi ve sonrası hemodinamik parametrelerin yer aldığı ikinci bölüm ve Yoğun Bakım Ünitesi Mobilizasyon Ölçeğinin yer aldığı üçüncü bölümden oluşan veri toplama formu kullanıldı. Çalışma STROBE kontrol listesi kullanılarak rapor edildi. Bulgular: Hastaların ilk ayağa kalkmanın postoperatif 2. ila 3. günde gerçekleştirildiği, ameliyat sonrası 2. günde mobilizasyonun yatak kenarında adımlama şeklinde gerçekleştirildiği ve %61,3’ünün yatak kenarında adımladığı belirlendi. Hastaların mobilizasyon türü ile dren varlığı arasında istatistiksel yönden anlamlı fark olduğu saptandı. Hastaların mobilizasyon süreci ile beden kitle indeksi, hemoglobin, yorgunluk ve mobilizasyona hazır oluş değişkenleri arasında ilişki olduğu belirlendi. Sonuç: Açık kalp ameliyatı sonrası hastaların mobilizasyonunun orta düzeyde olduğu ve hastaların klinik durumlarına özgü değişkenleri arasında ilişki olduğu belirlenmiştir. |
| 3. | Açık Kalp Cerrahisi Geçiren Hastaların Ameliyat Sonrası İyileşme ve Ağrı Düzeyleri ile Şükran Duygusu Arasındaki İlişki The Relationship Between Postoperative Recover, Pain Level and Gratitude of Patients with Open Heart Operation Zehra Balcık, Sultan Özkandoi: 10.5543/khd.2025.81894 Sayfalar 72 - 78 Amaç: Bu araştırmada amaç, açık kalp ameliyatı yapılan hastaların ameliyat öncesi şükran duygularının ameliyat sonrası iyileşme ve ağrı düzeyleriyle ilişkisini belirlemektir. Yöntem: Kesitsel-analitik tasarlanan bu araştırma 86 hasta ile bir üniversite hastanesinin kalp damar cerrahisi yoğun bakım ünitesinde yapıldı. Bu çalışmada; Tanımlayıcı Bilgi Formu, Şükran Ölçeği, Ameliyat Sonrası İyileşme İndeksi, McGill Ağrı Ölçeği Kısa Formu ve Ameliyat Sonrası Değerlendirme bölümlerinden oluşan anket formu ile veriler toplandı. Bulgular: Şükran Ölçeği ile 0-2. günler ameliyat sonrası iyileşme indeksi alt boyutlarından psikolojik semptomlar, fiziksel aktiviteler, genel semptomlar, istek ve arzu semptomları alt boyutları ve toplam puanın anlamlı düzeyde ve negatif yönde ilişkili olduğu bulundu (p<0,05). Şükran Ölçeği ile 15-30. günler arası ameliyat sonrası iyileşme indeksi alt boyutlarından psikolojik semptomlar, fiziksel aktiviteler, istek ve arzu semptomları alt boyutları ve toplam puanın anlamlı düzeyde ve negatif yönde ilişkili olduğu bulundu (p<0,05). Şükran Ölçeği ile hem 24. hem de 48. saat Mcgill Ağrı Ölçeği Kısa Formunun anlamlı düzeyde ve negatif yönde ilişkili olduğu bulundu (p<0,05). Sonuç: Çalışmanın sonucunda şükran duygusu arttıkça ameliyat sonrası iyileşmenin arttığı, ameliyat sonrası ağrının azaldığı belirlendi. |
| 4. | Okul Çağı Çocuklarında Kalp Sağlığı Davranışları ile Beden Kitle İndeksi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi The Relationship Between Heart Health Behaviors and Body Mass Index in School-Age Children Selverhan Yurttutan, Tuğba Çetiner, Saniye Nur Kurt, Emine Geçkildoi: 10.5543/khd.2025.16362 Sayfalar 79 - 85 Amaç: Araştırma, okul çağı çocuklarında kalp sağlığı davranışları ile beden kitle indeksi arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapıldı. Yöntem: Araştırma Konya ilinde altı ortaokulda tanımlayıcı türde Nisan-Haziran 2023 tarihlerinde yapıldı. Verilerin toplanmasında Sosyodemografik Veri Toplama Formu, Çocuklar İçin Kardiyovasküler Sağlık Davranışı Ölçeği ve Beden Kitle İndeksi hesaplamaları kullanıldı. Araştırmada sayı, yüzde, bağımsız t testi, one anova testi, ki-kare testi ve pearson korelasyon ile veri analizi yapıldı. Bulgular: Araştırma verilerini 126’sı (%50) kız ve 126’sı (%50) erkek olmak üzere toplam 252 öğrenci oluşturdu. Araştırmada her ortaokuldan 42 öğrenci yer aldı. Öğrencilerin %42,5’i altıncı sınıf öğrencisi idi. Beden kitle indeksi ölçümlerinde en yüksek oranın %44,4 ile zayıf grubunda, en düşük oranın ise %3,6 ile obez grubunda olduğu ortaya çıktı. Araştırmada çocukların %94’ünün kardiyovasküler sağlık davranışlarının orta düzeyde olduğu saptandı. Sonuç: Hemşirelerin okul çağında olan çocuklarda kardiyovasküler sağlık davranışlarının geliştirilmesi ve beden kitle indeksinin normal sınırlar içinde olması için sağlık davranışlarını ele alan eğitimler planlamaları ve bilimsel çalışmalar yapmaları önem taşımaktadır. |
| 5. | Kalp Yetersizliği Olan Bireylerin Hastalık Algılarının Diyet ve İlaç Uyumuna Etkisi The Effect of Disease Perception on Diet and Medication Adherence in Individuals with Heart Failure Nurcan Taner, Özlem Bulantekin Düzalandoi: 10.5543/khd.2025.80388 Sayfalar 86 - 96 Amaç: Bu çalışma, kalp yetersizliği olan kişilerde hastalık algısının diyet ve ilaç uyumuna olan etkisini belirlemek amacıyla planlandı. Yöntem: Bu araştırma Çankırı’da bir devlet hastanesinde tedavi gören 202 kalp yetersizliği olan hasta ile yürütüldü. Veriler 01.04.2022-30.08.2022 tarihleri arasında Sosyodemografik Veri Formu, Kısa Hastalık Algısı Ölçeği, İlaca ve Diyete Uyum Hakkında İnançlar Ölçeği ile toplandı. Bulgular: İlaca uyum hakkındaki inançlar ölçeği yarar alt boyut puanları ile bilişsel hastalık temsili ve hastalık algısı puanları arasında negatif güçlü yönlü bir ilişki, engel alt boyut puanları ile hastalık algısı toplam puanları arasında pozitif orta yönlü bir ilişki, diyete uyum hakkındaki inançlar ölçeği yarar alt boyut puanı ile hastalık algısı puanları arasında güçlü negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edildi (p<0,05). Ölçekler için Cronbach alfa değerleri Kısa Hastalık Algısı Ölçeği 0,81, İlaca Uyum Hakkında İnançlar Ölçeği 0,77-0,65, Diyete Uyum Hakkında İnançlar Ölçeği 0,80-0,69 olarak bulundu. Sonuç: Çalışmamızda kalp yetersizliği hastalarında hastalık algısı arttıkça ilaca uyum yarar algısının ve diyete olan uyum yarar algısının azaldığı bulundu. Kalp yetersizliğinin getirdiği yük nedeniyle olumsuz etkilenen hastalık algısının, iyi bir hemşirelik bakımı ve tecrübesiyle olumlu yönde artırılmasıyla diyet ve ilaç uyumundan daha etkin yararlanılabilir. |
| 6. | Kardiyoloji Kateter Laboratuvarında Hasta Güvenliği Kültürünün İncelenmesi Evaluation of Patient Safety Culture in Cardiology Catheter Laboratories Uğur Uğrakdoi: 10.5543/khd.2025.29053 Sayfalar 97 - 105 Amaç: Bu çalışma, kardiyoloji kateter laboratuvarlarında çalışan sağlık profesyonelleri arasında hasta güvenliği kültürünü değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, Rockville ve ark.10 tarafından 2015 yılında geliştirilen “Ayakta Cerrahi Merkezlerinde Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği”nin Türkçeye uyarlanması hedeflendi. Yöntem: Bu tanımlayıcı çalışma, Türkiye’nin iki büyük şehrindeki kardiyoloji kateter laboratuvarlarında çalışan 288 sağlık profesyoneli ile gerçekleştirildi. Örneklem, eşit olasılık örneklem hesabı kullanılarak belirlendi. Veri toplama aracı olarak Rockville ve ark.10 ölçeği kullanıldı. Analizler SPSS 29 yazılımı ile yapıldı. Bulgular: Kateter laboratuvarlarındaki sağlık çalışanlarının kadrolama, iş baskısı ve tempo boyut ortalama skoru 34,56 (±37,22) ve hasta bilgileri hakkında iletişim boyut skoru 45,09 (±31,56) olarak belirlendi. Hekimlerin örgütsel öğrenme-sürekli iyileştirme boyut ortalama skoru 76,77 (±37,72) diğer sağlık çalışanlarından istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulundu (p<0,001). Teknisyenlerin personel sayısı, iş yükü ve hız boyut ortalama skoru 16,73 (±87,09) diğer sağlık çalışanlarından istatistiksel olarak anlamlı şekilde düşük bulundu (p<0,001). Ölçek boyutlarının Cronbach alfa değerleri >0,70 olarak tespit edilmiştir. Sonuç: Kateter laboratuvarlarındaki sağlık profesyonellerinin hasta güvenliği kültürü istenilen seviyenin altındadır ve sağlık çalışanları iş yükü baskısını yüksek olarak algılamaktadır. Hekimlerin sürekli öğrenme ve gelişim düzeyleri diğer çalışanlardan daha yüksektir. Ayakta cerrahi merkezleri için hasta güvenliği kültürü ölçeğinin Türkçe uyarlamasının iç tutarlılığı sağlanmış olup ayakta cerrahi sağlık hizmetlerinde hasta güvenliği kültürünü değerlendirmede kullanılabilir. |
| 7. | Kardiyovasküler Yoğun Bakım Hemşirelerinin İş Doyumları ve Ekip Çalışması Tutumları Cardiovascular Intensive Care Nurses' Job Satisfaction and Attitudes Toward Teamwork Ayla Demirtaş, Tülay Başak, Burcu Okyaydoi: 10.5543/khd.2025.82473 Sayfalar 106 - 111 Amaç: Bu araştırmada, kardiyovasküler yoğun bakım hemşirelerinin iş doyumları ve ekip çalışmasına yönelik tutumlarını incelemek amaçlanmıştır. Yöntem: Bu çalışmada tanımlayıcı araştırma deseni kullanılmıştır. Bir hastanenin kardiyovasküler yoğun bakım ünitelerinde çalışan ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 138 hemşire çalışma kapsamına alınmıştır. Araştırmada veriler "Demografik Veri Formu", "İş Doyumu Ölçeği" ve "TeamSTEPPS® Ekip Çalışması Tutumları Anketi" kullanılarak elde edilmiştir. Veri analizi için SPSS 21.0 programı kullanılmıştır. Kolmogorov Smirnov testi ile verilerin normal dağılıma uygunluğu analiz edilmiştir. Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, Bonferroni düzeltmeli Mann-Whitney U testi ve Spearman'ın sıra korelasyon katsayısı (rho) analizi kullanılmıştır. Bulgular: İş Doyumu Ölçeği toplam puan ortalaması 3.25±0.53, Ekip Çalışması Tutumları Ölçeği toplam puan ortalaması 108.81 ± 9.96'dır. İş Doyumu Ölçeği ile Ekip Çalışması Tutumları Ölçeği puanları arasında düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (r=0.269, p=0.01). Sonuç: Kardiyovasküler yoğun bakım hemşirelerinde iş doyumu ve ekip çalışması tutumlarının yüksek düzeyde olduğu ve ekip çalışmasına yönelik olumlu tutum arttıkça iş doyumunun da arttığı belirlenmiştir. |
| 8. | “Ölümün Gölgesindeki Kalp”: Taşikardisi Olan Bireylerle Ölüm Kaygısı Üzerine Kalitatif Bir Çalışma “The Heart in the Shadow of Death”: A Qualitative Study on Death Anxiety in Individuals with Tachycardia Gamze Muz, Gülhan Küçük Öztürk, Fatma Buruntekindoi: 10.5543/khd.2025.52714 Sayfalar 112 - 118 Amaç: Bu fenomenolojik çalışma, taşikardi yaşayan bireylerin ölüm kaygısına ilişkin deneyimlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmış ve çalışma kriterlerini karşılayan, çalışmaya katılmayı kabul eden 18 kişiyle görüşülmüştür. Veriler, araştırmacılar tarafından yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yüz yüze görüşmelerle toplanmıştır. Bu fenomenolojik çalışma, Nitel Araştırma Raporlama için Konsolide Kriterler (COREQ) yönergelerine uygun olarak yürütülmüştür. Bulgular: Çalışmada 2 tema (Ölümün Gölgesi ve Ölüm Gerçekliği) ve 7 alt tema (Bütüncül Sağlık, Vücut Sinyalleri, Sarsıntı, Duyguların Kısır Döngüsü, Sosyal İzolasyon, Yarım İnsan, İkilem) ortaya çıkmıştır. Sonuç: Bu çalışma, taşikardi yaşayan bireylerin ölüm kaygısıyla başa çıkmada güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Hemşireler, taşikardi tanısı almış hastaların yaşadıkları psikolojik ve sosyal zorlukları belirlemeli ve bu bireyleri bağımsız aktivitelerini sürdürebilmeleri konusunda desteklemelidir. |
Copyright © 2026 Kardiyovasküler Hemşirelik Dergisi
