| ARAŞTIRMA | |
| 1. | Yaşlı Kardiyak Cerrahi Hastalarında Yaşam Kalitesi ve Etkileyen Faktörler: Sistematik Derleme Quality of Life and Influencing Factors in Elderly Cardiac Surgery Patients: A Systematic Review Büşra Dalfidan Sayın, Gülay Oyur Çelik, Sinem Eskidemirdoi: 10.5543/khd.2025.38981 Sayfalar 119 - 125 Amaç: Bu çalışma kardiyak cerrahi geçiren yaşlı hastalarda yaşam kalitesini ve etkileyen faktörleri belirleyen araştırmaları sistematik olarak inceleme amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu çalışma, PRISMA kılavuzuna uygun olarak yürütüldü. Literatür taraması, PubMed, Medline, Google Scholar, Ulakbim Türk Tıp Dizini, Cochrane Library ve Web of Science veri tabanlarında “kalp cerrahisi”, “kardiyak cerrahi”, “yaşam kalitesi”, “yaşlı”, “cardiac surgery”, “heart surgery”, “quality of life”, “elderly”, “older”, “geriatric” anahtar kelimeleri ile yapıldı. Sistematik derlemeye, kalp cerrahisi geçiren yaşlı hastalarda yaşam kalitesinin incelendiği 2015-2025 yılları arasında yayınlanan çalışmalar dahil edildi. Bulgular: Çalışmaya tam metin incelemesi sonrasında 16 araştırma dahil edildi. Çalışmaların çoğunluğu (n = 7) prospektif kohort niteliğindeyken, dördü prospektif randomize kontrollü çalışmalardı. Geriye kalan çalışmalar karşılaştırmalı nitelikteydi (n = 2), vaka-kontrol (n = 1), tanımlayıcı (n = 1) ve retrospektif kohort (n = 1) idi. Dahil edilen çalışmalar toplam 4242 hastadan oluşuyordu. En küçük örneklem sayısı 46, en büyüğü 1706’dır. Sonuç: İncelenen çalışmalarda elde edilen sonuçlar, yaşam kalitesinin ameliyat sonrası dönemde ameliyat öncesine kıyasla iyileştiğini vurgulamaktadır. Ayrıca yaşam kalitesi yaş, cinsiyet, kırılganlık, kronik ağrı, ilaç kullanımı, bilişsel durum, eğitim, cerrahi teknik/yöntem gibi birçok faktörle ilişkilendirilmiştir. |
| 2. | Üniversite Öğrencilerinde Sigara Kullanımının Kan Basıncı ve Kalp Hızına Akut Etkisi Acute Effects of Cigarette Smoking on Blood Pressure and Heart Rate in University Students Gülşah Çamcı, Sıdıka Oğuz, Kübra Durmaz, Zeynep Keskindoi: 10.5543/khd.2025.04695 Sayfalar 126 - 130 Amaç: Bu çalışmada üniversite öğrencilerinde sigara kullanımının kan basıncı ve kalp hızına akut etkisini belirlemek amaçlandı. Yöntem: Araştırma, 20 Nisan 2023-15 Ağustos 2023 tarihleri arasında İstanbul’da bir devlet üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerle yapıldı. Verilerin toplanmasında; Öğrenci Bilgi Formu, Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi, kan basıncı ve kalp hızı ölçümleri kullanıldı. Analizlerde tanımlayıcı istatistikler ve bağımlı gruplarda t testi kullanıldı. Bulgular: Öğrencilerin %50,8’i kadın, %98,1’i bekar ve yaş ortalaması 22,81 ± 1,56 yıl bulundu. Öğrencilerin %62,9’u 1-5 yıl arası sigara içmekteydi. Sigara içenlerin %62,5’inin günde 11-20 adet sigara içtiği saptandı. Öğrencilerin nikotin bağımlılık ortalamasının 4,87 ± 1,83 olduğu belirlendi. %22’sinin düşük, %58,3’ünün orta ve %19,7’sinin yüksek nikotin bağımlısı olduğu tespit edildi. Öğrencilerin post test sistolik kan basıncı [t(263) = -15,211; P < 0,001, d = 0,29], post test diyastolik kan basıncı [t(263) = -12,054; P < 0,001, d = 0,31) ve post test kalp hızı [t(263) = -18,245; P < 0,001, d = 0,46) pre test değerlerinden yüksek saptandı. Sonuç: Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin nikotin bağımlılık düzeyi orta düzeyde tespit edildi. Sigara içildikten sonraki kalp hızının, sistolik ve diyastolik kan basıncının sigara kullanımı öncesinden yüksek olduğu saptandı. Sürekli sigara içmek, kan basıncının ve kalp hızının yüksek olmasına neden olarak kardiyovasküler hastalıklar için bir risk faktörü oluşturabilmektedir. |
| 3. | Hipertansif Bireylerin Kan Basıncı Farkındalığı ve İçgörü Düzeylerinin Öz Etkililik Düzeyleriyle İlişkisi: Kesitsel Çalışma The Relationship Between Blood Pressure Awareness, Insight, and Self-Efficacy in Individuals with Hypertension: A Cross-Sectional Study Hilal Uysal, İlayda Yıldırımdoi: 10.5543/khd.2025.74508 Sayfalar 131 - 138 Amaç: Bu araştırmada hipertansif bireylerin kan basıncı farkındalığı ve içgörü düzeyleriyle öz etkililik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlandı. Yöntem: Tanımlayıcı, ilişki arayıcı ve kesitsel tipte olan bu çalışma, bir aile sağlığı merkezine kayıtlı olan, çalışmaya dahil edilme kriterlerini sağlayan, hipertansiyon tanısı olan 250 birey ile Haziran-Aralık 2024 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırma verileri Tanıtıcı Bilgi Formu, Kan Basıncı Farkındalığı ve İçgörü Ölçeği ve Hipertansiyon Öz Etkililik Ölçeği kullanılarak toplandı. Bulgular: Bireylerin yaş ortalaması 52,07 ± 8,89 yıl, hipertansiyon tanı süresi ise bireylerin %34,8’inde 1-5 yıl olarak belirlendi. Bireylerin %54,8'inin kadın, %48,8’inin ilköğretim mezunu olduğu görüldü. Bireylerin %49,6'sının fazla kilolu (28,34 ± 4,99) olduğu belirlendi. Bireylerin %43,6'sının kan basıncı çok yüksek (140/90 mmHg üzeri), %24,4’ü sigara içmekte, %12’si alkol kullanmakta ve %45,2’sinde ek hastalık bulunmakta idi. Bireylerin Kan Basıncı Farkındalığı ve İçgörü Ölçeği ortalama toplam puanı 7,68 ± 1,47 olarak saptandı. Hipertansiyon Öz Etkililik toplam puan ortalaması ise 64,67 ± 10,32 olarak bulundu. Hipertansiyon Öz Etkililik toplam puanı ile Kan Basıncı Farkındalığı ve İçgörü Ölçeği ortalama toplam puanı arasında pozitif yönde, güçlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptandı (r = 0,639; P = 0,000). Sonuç: Hipertansif bireylerin öz etkililik düzeylerinin orta düzeyin üzerinde olduğu, kan basıncı farkındalığı ve içgörü düzeylerinin ise yüksek düzeyde olduğu saptandı. Kan basıncı farkındalığı ve içgörü düzeyi arttıkça hipertansiyon öz etkililik düzeyinin de anlamlı düzeyde arttığı belirlendi. |
| 4. | Hemşirelerin İmplante Edilebilir Kardiyak Cihaz Hakkında Bilgi Düzeyi Ölçeğinin Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesi Development and Evaluation of Nurses’ Cardiac Implantable Electronic Devices-Related Knowledge Scale Merve Erunal, Arzu Akbaba, Hatice Mert, Murat Bektaşdoi: 10.5543/khd.2025.17894 Sayfalar 139 - 144 Amaç: İmplante edilebilir kardiyak cihazı olan hastaların bakımı için multidisipliner bir ekibin parçası olan hemşirelerin, cihazlar hakkında yeterli ve doğru bilgiye sahip olmaları gerekir. Çalışmanın amacı, Hemşirelerin İmplante Edilebilir Kardiyak Cihaz Hakkında Bilgi Düzeyi Ölçeği’ni geliştirmek ve geçerliği ile güvenirliğini test etmektir. Yöntem: Kesitsel tanımlayıcı tipteki çalışmaya, dört hastaneden kardiyovasküler hastalara bakım veren 202 hemşire dahil edilmiştir. Ölçeğin güvenirliği, Kuder Richardson-20 güvenilirlik katsayısı, sınıf içi korelasyon katsayısı ve düzeltilmiş madde-toplam ölçek korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Geçerlilik, kapsam geçerlilik indeksi, yordayıcı geçerlilik ve madde ayırt edicilik indeksi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Güvenilirlik analizleri, Kuder Richardson-20 güvenirlik katsayısının ve sınıf içi korelasyon katsayısının iyi güvenirlik gösterdiğini ortaya koymuştur. Korelasyon katsayıları 0,20'nin altında olan iki madde çıkarılmıştır. Ölçeğin kapsam geçerlilik indeksi 0,99’dur. Madde ayırt edicilik gücü, zayıftan mükemmele kadar değişmektedir. Yordayıcı geçerlilik analizi sonuçlarına göre, hemşirelerin çalıştığı servis türü ve mevcut servisteki deneyim süresi toplam puanı öngörürken, eğitim düzeyi öngörmemiştir. Sonuç: İmplante edilebilir kardiyak cihazlarla ilgili bilgi ölçeğinin, hemşirelerin günlük pratikte bilgisini ölçmek için güvenilir ve geçerli bir ölçek olduğu bulunmuştur. |
| 5. | Atriyal Fibrilasyon Bilgi Ölçeğinin Türkçe Versiyonunun Psikometrik Değerlendirmesi Psychometric Evaluation of the Turkish Version of the Atrial Fibrillation Knowledge Scale Eda Özge Yazgan, Esra Türkerdoi: 10.5543/khd.2025.38247 Sayfalar 145 - 153 Amaç: Hastaların atriyal fibrilasyon (AF) ve yönetimi hakkındaki bilgi ve öğrenme ihtiyaçlarını değerlendirmek, hastalığın risklerini en aza indirmek için önemlidir. Atriyal Fibrilasyon Bilgi Ölçeği'nin (AFKS) psikometrik özellikleri bugüne kadar yalnızca Çince konuşan bir örneklemde test edilmiştir. Ancak, AF'li Türk hastalar arasında kullanılmak üzere doğrulanmış ve kapsamlı bir araç henüz geliştirilmemiştir. Bu çalışmada amacımız, AFKS'nin Türkçe versiyonunun AF'li Türk hasta popülasyonunda geçerlilik ve güvenilirliğini belirlemektir. Yöntem: Bu çalışma, AFKS'nin psikometrik özelliklerini AF tanısı almış Türk popülasyonunda değerlendirmek amacıyla, metodoloji ve Uluslararası Test Komisyonu'nun önerileri doğrultusunda kültürler arası bir uyarlamadır. Bulgular: Toplam 210 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların ortalama yaşı 62,25 ± 9,30 yıl ve ortalama hastalık süresi 2,99 ± 1,70 yıldır. Çalışmamızdaki doğrulayıcı faktör analizi (DFA) sonuçları, orijinal ölçekte ortaya çıkan dört faktörün Türk toplumundaki AF hastalarında doğrulandığını göstermiştir. DFA bulguları, modelin faktör yüklerinin, maddelerin ilgili faktörlerle güçlü ve anlamlı ilişkilere sahip olduğunu göstermiştir (tüm maddeler için P < 0,001). Ölçeğin Cronbach α güvenilirlik katsayısı 0,88'dir. AFKS ile Atriyal Fibrilasyonun Yaşam Kalitesine Etkisi Anketi arasında pozitif, orta düzeyde bir korelasyon (r = 0,48, P < 0,001) bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, ölçeğin AF'li Türk hastalarda kullanım için geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir. |
| 6. | Kalp Yetersizliği Hastalarında Yoganın Yaşam Kalitesine Etkisi: Randomize Kontrollü Çalışmaların Sistematik Derlemesi The Effect of Yoga on Quality of Life in Heart Failure Patients: A Systematic Review of Randomized Controlled Trials Abdullah Avcı, Melek Yeşil Bayülgendoi: 10.5543/khd.2025.29494 Sayfalar 154 - 162 Amaç: Bu sistematik derleme, yoganın kalp yetersizliği hastalarında yaşam kalitesine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Sistematik derleme protokolünün oluşturulması ve makalenin yazımı PRISMA-P (Preferred Reporting Items for Systematic Review and Meta-Analysis Protocols) kriterleri esas alınarak hazırlandı. Bu sistematik derlemede, literatür taraması yıl sınırlaması olmaksızın “PubMed, Scopus, Web of Science, Cochrane Library” veri tabanlarında yapıldı. Derlemeye dahil etme ve dışlama kriterleri PICOS yöntemine göre belirlenen çalışmalar dahil edildi. Ulaşılan tüm araştırmalar, dahil edilme kriterleri yönünden incelenmiş olup elde edilen veriler bağımsız iki araştırmacı tarafından yorumlandı. Derleme kapsamına alınan araştırmaların kalite değerlendirmesi iki bağımsız araştırmacı tarafından Joanna Briggs Enstitüsü tarafından randomize kontrollü araştırmalar için oluşturulmuş kontrol listesine göre değerlendirildi. Bulgular: Bu sistematik derlemeye toplam 251 katılımcının yer aldığı beş randomize kontrollü çalışma dahil edildi. Derleme kapsamına alınan çalışmaların büyük çoğunluğunda yoganın kalp yetersizliği hastalarında yaşam kalitesini artırdığı belirlendi. Çalışmaların tamamında hatha yoganın uygulandığı saptandı. Dahil edilen çalışmalarda yoga uygulama sıklığı haftada 2-7 gün, uygulama süresi 8-12 hafta boyunca seans başına 60-70 dakika arasında değiştiği belirlendi. Sonuç: İncelenen çalışmalarda kalp yetersizliği olan hastalarda yoganın yaşam kalitesi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu görüldü. Bununla birlikte mevcut çalışmaların metodolojik sınırlamaları göz önüne alındığında bulguları desteklemek için daha büyük örneklem gruplarıyla yüksek kaliteli çalışmalara ihtiyaç vardır. |
| 7. | Koroner Arter Hastalarında D Tipi Kişiliğin, Algılanan Sosyal Desteğin, Psikolojik Durumun İncelenmesi Examination of Type-D Personality, Perceived Social Support, and Psychological Status in Coronary Artery Disease Patients Burak Çağlar, Zülfünaz Özerdoi: 10.5543/khd.2025.51422 Sayfalar 163 - 171 Amaç: Bu çalışma, koroner arter hastalarında D tipi kişiliğin, algılanan sosyal desteğin ve psikolojik durumun incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı, kesitsel ve ilişki arayıcı olarak tasarlanan bu çalışma, İstanbul’da bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin kardiyoloji kliniklerine başvuran 251 hasta ile Mayıs 2023-Ocak 2024 tarihleri arasında yürütülmüştür. Veriler, D Tipi Kişilik Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ) ve Depresyon-Anksiyete-Stres Ölçeği (DASS-21) kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Bireylerin ortalama yaşı 61,48 ± 13,45’tir. Hastaların %55’i daha önce miyokard enfarktüsü (MI) geçirmiş, %64,5’inde ek kronik hastalık bulunmaktadır. D Tipi Kişilik Ölçeği toplam ve alt boyutları (Negatif Duygulanım, Sosyal İçe Dönüklük) puan ortalaması sırasıyla 11,81 ± 5,45, 11,01 ± 5,44, 12,61 ± 5,46’dır. ÇBASDÖ ortalama değeri 73,93 ± 9,79’dur. Depresyon ortalaması 5,23 ± 3,06, anksiyete ortalaması 7,68 ± 3,88, stres ortalaması ise 7,4 ± 3,43’tür. Negatif Duygulanım ve Sosyal İçe Dönüklük ile Özel Kişi Desteği, Aile Desteği, Arkadaş Desteği ve ÇBASDÖ arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Negatif Duygulanım ile depresyon, anksiyete ve stres arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sonuç: Hastaların çoğunda D tipi kişilik özelliği görülmüştür. Algılanan sosyal destek düzeyi düşük, depresyon ve anksiyete düzeyleri ise yüksek bulunmuştur. D tipi kişilik, sosyal destek algısını olumsuz etkilemekte ve depresyon, anksiyete, stres düzeylerini artırmaktadır. |
| 8. | 1980-2024 Yılları Arasında Kalp Cerrahisinde Anksiyeteye İlişkin Çalışmaların Bibliyometrik Analizi A Bibliometric Analysis of Studies between 1980 and 2024 on Anxiety in Cardiac Surgery Eda Ayten Kankayadoi: 10.5543/khd.2025.45822 Sayfalar 172 - 180 Amaç: Bu çalışmanın amacı, bibliyometrik yaklaşımlar ve teknikler kullanarak kalp cerrahisi ve anksiyete ile ilgili makaleleri analiz etmektir. Yöntem: Araştırma, tanımlayıcı ve bibliyometrik bir türde olup, 1980-2024 yılları arasında Web of Science veritabanı kullanılarak yapılmıştır. İlgili yayınlar, “kardiyak cerrahi”, “kalp cerrahisi”, “koroner arter baypas grefti”, “kalp kapak cerrahisi”, “koroner arter baypas”, “kardiyotorasik cerrahi” ve “anksiyete” anahtar kelimeleri kullanılarak taranmıştır. Kalp cerrahisinde anksiyete ile ilgili yayınlar seçilmiştir. Veriler 17 Aralık 2024 tarihinde toplanmıştır. Veri görselleştirme ve analizi için VOSviewer yazılımı kullanılmıştır. Bulgular: İnceleme kapsamına 1.034 makale ve 142 derlemeden oluşan 1.176 yayın dahil edilmiştir. Analiz, zaman içinde yayınlarda belirgin bir artış olduğunu ve 2022 yılında zirveye ulaştığını göstermektedir. Amerika Birleşik Devletleri, önde gelen katkıda bulunan ülke (n = 249), ardından İran ve Avustralya gelmektedir. Birincil araştırma alanları kardiyovasküler sistemler, kardiyoloji ve hemşireliktir. “Anksiyete”, “depresyon” ve “kalp cerrahisi” en sık kullanılan anahtar kelimelerdi. En iyi dergiler Heart & Lung, Journal of Psychosomatic Research ve Journal of Clinical Nursing'tir. Sonuç: Kalp cerrahisinde anksiyete uzun süredir çalışılmasına rağmen, güncelliğini korumaktadır. Kalp cerrahisinde anksiyete konusunda hemşireler önemli katkılar sağlamaktadır. Multidisipliner girişimsel çalışmalar yapılması önerilmektedir. |
| DIĞER | |
| 9. | 16. Hakem Dizini 16th Reviewer Index Sayfa 181 Makale Özeti | |
Copyright © 2026 Kardiyovasküler Hemşirelik Dergisi
