E-ISSN 2149-4975
Kardiyovasküler Hemşirelik Dergisi - Turk J Card Nur: 7 (12)
Cilt: 7  Sayı: 12 - Nisan 2016
EDITÖRDEN
1. 
Editörden
Editorial

Sayfa 1
Makale Özeti |Tam Metin PDF

DERLEME
2. 
Dünya'da ve Türkiye'de kardiyoloji hemşireliği
Cardiac nursing in Turkey and in the world
Simge Kalav, Zeynep Canlı Özer
doi: 10.5543/khd.2016.001  Sayfalar 2 - 14
Kardiyoloji hemşireliğinin gelişimi ile ilgili düzenlenen bu derlemede; kardiyoloji hemşireliğinin tanımı ve tarihçesi, dünyada kardiyoloji hemşireliğinin yapılandırılmasına ilişkin örnekler, yurt dışı kardiyoloji hemşireliği eğitimi ve kardiyoloji hemşireliği sertifikasyonu, ülkemizde kardiyoloji hemşireliğinin gelişimi ele alınmıştır. Kardiyoloji hemşireliği son 50 yıl içinde bir uzmanlık alanı haline gelmiştir. Kardiyoloji hemşireleri akut ya da kronik kalp rahatsızlığı olan bireylere kapsamlı bir kardiyovasküler bakım sağlamak üzere özelleşmiş hemşireler olarak tanımlanmaktadır. Kardiyoloji hemşireleri kalp hastalıklarını önleme ve yönetme stratejilerinin yanı sıra danışmanlık, tarama ve stres testlerini içeren uygulamalar yoluyla, kardiyovasküler sağlığın optimum düzeyde geliştirilmesi için çalışmaktadır. Avrupa ve Amerika’daki çeşitli dernekler, organizasyonlar, yasa ve yönetmeliklerin kardiyoloji hemşireliğinin gelişimine önemli katkı sağladığı söylenebilir. Ülkemizde bu alanda, Türk Kardiyoloji Derneği bünyesinde çalışma grubu oluşturulmuştur. Bu çalışma grubu kongre, eğitim programları ve kurslar düzenlemekte, bunun yanı sıra sertifika programı oluşturmaya yönelik çalışmalar yürütmektedir.

3. 
Koroner Arter Hastalığı ve İş Yaşamı
Coronary Artery Disease and Occupational Life
Sıdıka Oğuz, Gülşah Çamcı
doi: 10.5543/khd.2016.002  Sayfalar 15 - 23
Koroner arter hastalığı olan bireylerin iş tanımı, işyerinden aldığı destek, işyerindeki çalışma protokolleri, çalışma saatleri ve iş seyahatleri gibi nedenler hastalık yönetiminde güçlükler yaratabilir. Çalışmalarda, vardiyalı çalışmanın, iş stresinin, fazla veya az iş saatlerinin kardiyovasküler hastalık riskini artırdığı bulunmuştur. Bu nedenle her bireyin düşük sosyoekonomik düzey, sosyal destek eksikliği, iş stresi, aile yaşamında depresyon, anksiyete, düşmanlık ve D tipi kişilik gibi psikososyal faktörlerin içinde olduğu psikososyal strese karşı sağlıklı davranışlar edinmesi koroner arter hastalığı riskini azaltabilir. Hemşireler, koroner arter hastalığı olan bireylere geniş kapsamlı kardiyak rehabilitasyon eğitimi vererek, bireylerin iş stresiyle daha iyi baş etmesini ve iş yaşamına adaptasyonunu sağlayabilir. Ayrıca yönetici veya iş sahibinin çalışanını iş stresinin azaltılması, çalışma saatlerinin düzeltilmesi, olumlu sağlık davranışları ve sosyal destek yönünden desteklemesi önemlidir.

4. 
Miyokard İnfarktüsü Sonrası Roy Uyum Modeline Dayalı Hemşirelik Yaklaşımı
Nursing Approach Based on Roy Adaptation Model After Myocardial Infarction
Selma Turan Kavradım, Zeynep Canlı Özer
doi: 10.5543/khd.2016.003  Sayfalar 24 - 39
Bu derleme yapılan literatür taraması sonucu, Miyokard infarktüsü sonrası bireylerde uyumun sağlanmasında sağlık profesyonellerine Miyokard infarktüsü-Roy Uyum Modeli ilişkisi ile ilgili önemli bilgiler sunması amacı ile hazırlanmıştır. Roy'un Uyum Modeli hemşirelikte araştırma, uygulama ve eğitim alanında en yaygın kullanılan, sürekli test edilen ve geliştirilen modellerden biridir. Roy'un Uyum Modeline göre hemşireliğin amacı bireyin çevresel uyaranlara karşı düzenleyici ve bilişsel-duyuşsal baş etme mekanizmalarını kullanarak fizyolojik, benlik, rol fonksiyon ve karşılıklı bağlılık alanlarında etkili uyum davranışlarını oluşturmak ve bireyi mükemmel uyum düzeyine ulaştırmaktır. Bu doğrultuda bu derlemede ana kavramı uyum olan Roy Uyum Modelinin miyokard infarktüsü geçiren hastalarda hemşirelik bakımını planlama ve uygulamada kullanımının, hastaların taburculuk sonrası komplikasyonlarını azaltma ve yaşam tarzı değişikliğine uyumu sağlamada etkili olabileceği düşünülmektedir.

5. 
Hipertansiyonu Olan Hastaların Tamamlayıcı ve Alternatif Tedavi Kullanımı: Literatür Taraması
Use of Complementary and Alternative Medicine by Hypertensive Patients: A Literature Review
Duygu Kes, Feray Gökdoğan, Döndü Tuna
doi: 10.5543/khd.2016.004  Sayfalar 40 - 55
Bu literatür taramasında dünyada ve ülkemizde hipertansiyonu olan hastaların tamamlayıcı ve alternatif tedavi (TAT) kullanım sıklığı, türü, bilgi kaynağı, kullanma nedeni, algılanan yararı ve kullanan grubun özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gazi Üniversitesi Kütüphanesi elektronik veri tabanları üzerinden Medline, Google Akademi Ebscohost, Pubmed taraması ile 2004-2014 yılları arasında yayınlanmış 10 uluslararası ve altı ulusal makaleye ulaşılmıştır. Literatür taramasında “complementary and alternative therapy (CAM); hypertension; herbals” anahtar kelimeleri kullanılmıştır. İncelenen çalışmalardaki örneklem toplamını hipertansiyonu olan 62,326 hasta oluşturmuştur. TAT kullanım sıklığı %12,8 ile % 85,7 arasında dağılım göstermektedir. En sık kullanılan yöntemin bitki karışımları olduğu ve kullanılan bitkisel ürünler ülkelerin kültürlerine göre değişmektedir. TAT kullanımını; ilaçları satın alamama, yaş, cinsiyet, aile tipi, hipertansiyona ek kronik hastalığın olması, ikamet edilen yer, eğitim durumu, ailede hipertansiyon öyküsü olması, çalışma durumu, kullanılan TAT türü, kullanım süresi, bilgi kaynağı, hipertansiyonun önlenebilir bir hastalık olduğu algısı, hipertansiyonun doğaüstü güçler (büyü, sihir) nedeniyle oluştuğuna inanma gibi faktörlerin etkilediği belirtilmiştir. Kullanılan diğer yöntemler ise dua ve kupa terapisidir. Bilgi kaynağının sıklıkla arkadaş, akraba, internet, televizyon, diğer hastalar ve sağlık personelleri olduğu belirtilmiştir. TAT kullanma nedeni olarak hastalar sağlık sorunlarını tedavi etmek, hastalık semptomlarını hafifletmek, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak, kan basıncını kontrol altına almak ve ilaçları satın alamama nedeniyle kullandıkları belirlenmiştir. Hastaların büyük çoğunluğunun doktor/hemşireye konu ile ilgili bilgi vermediği belirtilmiştir.

6. 
Kardiyovasküler Hastalıklarda Önemli Bir Belirleyici: Ağız Sağlığı
Important Determinants in Cardiovascular Disease: Oral Health
Seçil Beyece İncazlı, Serap Özer
doi: 10.5543/khd.2016.005  Sayfalar 55 - 65
Son yıllarda yapılan çalışmalar; kardiyovasküler hastalıklarda ağız sağlığının önemli belirleyicilerden birisi olduğunu göstermektedir. Kötü ağız hijyenine sahip olma, kardiyovasküler hastalık riskini arttırmaktadır. Sağlıklı/hasta bireylerin ağız sağlığının korunması ve sürdürülmesi, alışkanlığı olmayanlara bu alışkanlığın kazandırılması, bireylere danışmanlık hizmeti ve eğitimin verilmesi sorumluluğu hemşirelere aittir. Hemşirelerin bu sorumluluklarını yerine getirebilmesi; bireylerin ağız sağlığını değerlendirme bilgi ve becerisine, uygun değerlendirme araçlarını kullanmasına ve ağız bakımı uygulamalarını gerçekleştirmesine bağlıdır.
Bu makalede; kardiyovasküler hastalıklarda ağız sağlığının önemi konusuna vurgu yapılmıştır. Öncelikle ağız sağlığının sistemik etkileri tartışılmış, daha sonra da ağız sağlığı ve kardiyovasküler hastalık ilişkisi konusuna ayrıntılı bir şekilde değinilerek temel bakım uygulamaları belirtilmiştir.

Hızlı Arama



Copyright © 2026 Kardiyovasküler Hemşirelik Dergisi