E-ISSN 2149-4975 Anasayfa   |  İletişim    |  EN
 
Cilt : 8 Sayı : 16 Yıl : 2017
Son Sayı Erken Baskı Arşiv Popüler Makaleler

   
Hızlı Arama





 
Turk J Card Nur: 8 (16)
Cilt: 8  Sayı: 16 - Ağustos 2017
Özetleri Gizle | << Geri
EDITÖRDEN
1.
Editörden
Editorial

Sayfa I (22 kere görüntülendi)

DERLEME
2.
Kalp Yetersizliğinde Tekrarlı Yatışlar Önlenebilir mi?
Can be Prevented Re-hospitalizations in Heart Failure?
Semiha Alkan, Nesrin Nural
doi: 10.5543/khd.2017.25238  Sayfalar 28 - 34 (36 kere görüntülendi)
Kalp yetersizliği (KY) fiziksel ve duygusal birçok semptomun eşlik ettiği, yaşam boyu semptom kontrolü, diyet, egzersiz uyumu gibi hastalık yönetimini gerektiren, ölüm ve tekrarlı hastaneye yatış oranı yüksek kronik bir hastalıktır. Hastaların önerilen tedavi programına uyum sağlayamaması semptomların şiddetlenmesine, hastaların acil servise başvurma-sına ve sık hastaneye yatışlara neden olmaktadır. Başarılı hastalık yönetiminde semptomların izlenmesi, kötüleşen semptomların farkına varılması ve hangi durumlarda yardım alınması gerektiğini bilme evde öz bakımı sürdürmede esastır. Uyum sürecindeki hasta engellerinin belirlenerek yapılacak kapsamlı eğitimler, hasta takip ve izlemleri, hastanın öz bakım becerileri geliştirmede ve hastaneye tekrarlı yatışları azaltmada etkili olacaktır.
Heart failure (HF) is a chronic disease with a high rate of mortality and re-hospitalization, accompanied by many physical and emotional symptoms, requiring lifelong symptom control, diet, exercise compliance, and disease management. The inability of patients to adjust to the recommended treatment program causes exacerbation of symptoms, apply emergency services and frequent hospitalizations. Monitoring of symptoms, being aware of worsening symptoms, knowing that help is needed in which situation are essential for maintaining self-care at home in successful management. Comprehensive training by identifying patient barrier during compliance, patient monitoring will be effective in reducing re-hospitalizations and improving the patients’s self-care skills.

3.
Kronik Kalp Yetersizliğinin Bakım Yönetiminde Hemşireler için Bir Rehber
A Guide for the Nurses in Care Management of Heart Failure
Elçin Sebahat Kasapoğlu, Nuray Enç
doi: 10.5543/khd.2017.35229  Sayfalar 35 - 44 (43 kere görüntülendi)
Kalp yetersizliği, dünyada ve ülkemizde mortalite ve morbidite oranı yüksek olan hastalıklardan biridir. Hemşireler tarafından kalp yetersizliği olan bireylere verilen sağlık eğitimi bireylerin yaşam kalitelerini arttırmaktadır. Eğitimi verecek olan hemşirelerin eğitim durumu, deneyimi, bilgisi, hastanın bireysel özellikleri gibi bazı faktörler eğitimin kalitesini etkilemektedir. Hemşireler bakım yönetiminde, eğitimin içeriğini hastanın bireysel özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre planlamak zorundadırlar. Bu makalenin amacı hemşirelere kalp yetersizliği olan hastalara verecekleri eğitimde konu, içerik ve dil konusunda rehber olmaktır. Bu eğitim 2016 Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin akut ve kronik kalp yetersizliğinin teşhis ve tedavisi için hazırlanan rehbere göre hastalığın tanımı, belirti ve bulguları, etiyoloji, izlemi, özbakım, farmakolojik tedavi, implante edilmiş cihazlar, planlanmış cerrahi girişimler, immünizasyon, beslenme, alkol ve sigara kullanımı, egzersiz, yolculuk ve boş zaman aktiviteleri, uyku bozuklukları ve cinsel yaşam gibi konuları içermelidir. Bu konu başlıklarına göre verilen sağlık eğitimi sonrası hastaların izlenmesi, gerekirse eğitimlerin tekrarlanması, yazılı ya da görsel materyallerin kullanılması hastaların uyumunu arttıracaktır. Kalp yetersizliği olan hastaların bakım yönetiminde sağlık profesyonelleri tarafından verilen sağlık eğitimleri bireyin yaşam süresini uzatmakta, hastaneye yatış sıklığını azaltmakta ve yaşam kalitesini arttırmaktadır.
Heart failure is one of the diseases with high mortality and morbidity rate in the world and our country. Health education given to individuals with heart failure by nurses increases the quality of life of individuals. Some factors, such as educational status, experience, knowledge of the nurses who will provide the training and individual characteristics of the patient, affect the quality of the education. In nursing management, nurses need to plan content of education according to the individual characteristics and needs of the patient. The aim of this article is to guide nurses on topics, content and language in the education they will give to patients with heart failure. This education, according to guide that has prepared for the diagnosis and treatment of acute and chronic heart failure by ESC in 2016, should be included the definition of the disease, signs and symptoms, aetiology, monitoring, self-care, pharmacological treatment, implanted devices, planned surgical interventions, immunization, diet, use of alcohol and smoking, exercise, travel and leisure activities, disorders of sleeping and sexual activity topics. After given health education, according to these topics, patients monitoring, repetition of trainings if necessary, use of written or visual materials will increase patients' compliance. Health education provided by health professionals in the care management of patients with heart failure, prolongs the life duration of the individual, decreases the hospitalization frequency and increases the quality of life.

ARAŞTIRMA
4.
Perkütan Translüminal Koroner Anjiyoplasti Uygulanan Hastaların Sağlıklı Yaşam Şekli Davranışları ve Etkileyen Faktörler
Healthy Lifestyle Behaviours of Percutaneous Transluminal Coronary Angioplasty Patients and the Affecting Factors
Melek Yeşil Bayülgen, Meral Altıok
doi: 10.5543/khd.2017.28199  Sayfalar 45 - 54 (37 kere görüntülendi)
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu araştırma, Perkütan Translüminal Koroner Anjiyoplasti (PTKA) uygulanan hastaların sağlıklı yaşam şekli davranışları ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla planlandı ve uygulandı.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma 01 Ekim 2013- 30 Ocak 2014 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin kardiyoloji polikliniklerine başvuran araştırma kriterlerini sağlayan en az üç ay önce PTKA uygulanan 100 hastada gerçekleştirildi. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Kardiyovasküler Hastalıklar Risk Faktörleri Bilgi Düzeyi (KARRİF-BD) Ölçeği ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II (SYBDÖ II) kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, standart sapma, Student-t testi, tek yönlü varyans analizi, Levene testi, Scheffe testi ve Spearman korelasyon katsayısı kullanıldı. İstatistik anlamlılık için p<0.05 kabul edildi.
BULGULAR: Araştırmada bireylerin %60’ının erkek, %82’sinin en az bir kronik hastalığı olduğu, %52’sine sadece bir kez PTKA uygulandığı ve yaş ortalamalarının 59±11.1 olduğu saptandı. Araştırmada SYBDÖ II toplam puan ortalamasının 136.55±25.30 ve KARRİF-BD puan ortalamasının 20.98±4.10 orta düzeyin üstünde olduğu belirlendi. Araştırmada PTKA uygulanan hastaların KARRİF-BD, SYBDÖ II toplam, beslenme, manevi gelişim, kişilerarası ilişkiler ve sağlık sorumluluğu alt ölçek puanları orta düzeyin üzerindeyken, fiziksel aktivite ve stres yönetimi puanları orta düzeyin altında olduğu belirlendi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Sağlıklı yaşam biçimi davranışları II ölçeğinin fiziksel aktivite ve stres yönetimi boyutu hariç tüm boyutları ve KARRİF-BD ölçeği puan ortalamalarının ortanın üzerinde olması hem sağlıklı yaşam şekli davranışlarının hem de risk faktörleri bilgi düzeyinin istendik düzeye yakın olduğunun bir göstergesi olabilir. Bu sonuçlar doğrultusunda PTKA uygulanan hastaların eğitiminde fiziksel aktivite ve stres yönetimi konularının öncelikle ele alınması önerilebilir.
INTRODUCTION: This study aims to determine if Percutaneous Transluminal Coronary Angioplasty (PTCA) patients have a healthy lifestyle behaviour and the factors that affect it.
METHODS: The study was conducted with 100 patients who visited the cardiology outpatient clinics of one university hospital between September 1, 2013 and January 30, 2014. All of them had undergone a PTCA at least three months before and met the criteria for inclusion. The data were collected using a personal information form, the Cardiovascular Disease Risk Factors Knowledge Level (CARRF-KL) Scale, and the Healthy Lifestyle Behaviour Scale II (HLSBS II). The data were analyzed using percentages, standard deviations, the Student-t test, one-way variance analysis, the Levene test, the Scheffe test and Spearman's correlation coefficient. The threshold for statistical significance was p<0.05.
RESULTS: Of the participants, 60% were male, 82% had at least one chronic disease and 52% had undergone PCI only once. Their mean age was 59±11.1. Their HLSBS II total score average was 136.55±25.30, their CARRF-KL score average was 20.98±4.10, both of which were higher than average. The CARRF-KL and HLSBS II total scores of the patients along with their scores on the subscales of nutrition, spiritual development, interpersonal relationships, and health responsibility were higher than average, while their scores on the subscales of physical activity and stress management were lower than average.
DISCUSSION AND CONCLUSION: The higher score averages on all subscales of the HLSBS II, except for the subscales of physical activity and stress management and on the CARRF-KL Scale suggest that both the healthy life style behaviour and the risk factors knowledge level of the patients were close to the desired level. Based on these results, it is recommended that physical activity and stress management be addressed first in the education of the patients who undergo PTCA.

5.
Kalp Yetersizliği Olan Yaşlı Hastaya Bakım Verenlerin Bakım Yükü ve Anksiyete Düzeylerinin Belirlenmesi
Determining the Care Burden and Anxiety Levels of Caregivers of Elderly Patients with Heart Failure
Seyhan Çıtlık Sarıtaş, Kevser Işık
doi: 10.5543/khd.2017.39306  Sayfalar 55 - 62 (31 kere görüntülendi)
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmanın amacı kalp yetersizliği olan yaşlı hastaya bakım verenlerin bakım yükü ve anksiyete düzeylerinin belirlenmektir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu araştırma, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Kardiyoloji servisinde Haziran 2013-Temmuz 2015 tarihleri arasında yapıldı. Örneklemi Kardiyoloji Servis’inde kalp yetersizliği tanısıyla yatmakta olan 65 yaş ve üzeri yaşlı hastaya bakım veren, 165 bakım veren oluşturdu. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan Bakım Veren Bireyi ve Yaşlı Hatayı Tanıtıcı Anket Formu, Bakım Yükü Ölçeği (BYÖ) ve Durumluk Sürekli Kaygı Envanteri (STAI) kullanıldı.
BULGULAR: Araştırmada bakım verenlerin çoğunluğunun kadın, evli ve bakım vermekten memnun oldukları, bakım yükü ile sürekli anksiyete arasında pozitif ilişki olduğu, bakım yükü arttıkça sürekli anksiyetenin de arttığı belirlendi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Araştırmada yaşlı hastalara çoğunlukla kız evlatların bakım verdikleri ve bakım yükü ve anksiyete arasında pozitif ilişki olduğu saptandı. Bakım verenlerin yaşadığı anksiyete ve bakım yükünü azaltmak için fiziksel, psikolojik, sosyal ve spiritüel yönlerden desteklenmesi önerilebilir.
INTRODUCTION: The aim of this descriptive study is to determine the care burden and anxiety levels of caregivers of elderly patients with heart failure.
METHODS: This descriptive study was conducted at İnönü University Turgut Özal Medical Centre (Cardiology) between June 2013 and July 2015. The sample consisted of 165 individuals taking care of elderly patients, aged 65 and over, who were hospitalised due to the diagnosis of heart failure. The data were collected by using the Introductory Questionnaire for Caregivers and Elderly Patients, which was prepared by the researcher, as well as the Burden Interview (BI) and State-Trait Anxiety Inventory (STAI).
RESULTS: This research determined that most of the caregivers were female, married and satisfied with caregiving; that there was a positive correlation between care burden and trait anxiety; and that, as the care burden increased, the trait anxiety score increased.
DISCUSSION AND CONCLUSION: In the study, it was determined that elderly patients were mainly cared for by their daughters and that there was a positive correlation between the care burden and anxiety. Caregivers are to be supported physically, psychologically, socially and spiritually in order to decrease their anxiety and care burden.

OLGU SUNUMU
6.
King’in Amaca Ulaşma Kuramı Çerçevesinde Bir Kalp Yetersizliği Olgusu
A Case of Heart Failure in the Framework of King's Theory of Goal Attainment
Amine Deniz, Yasemin Yıldırım, Çiçek Fadıloğlu, Fisun Şenuzun Aykar
doi: 10.5543/khd.2017.83007  Sayfalar 63 - 70 (57 kere görüntülendi)
Hemşirelikte kuram ve modellerin kullanılmasıyla, hemşirelik eğitimi ve bakımında kalitenin arttırılması sağlanmış ve bütüncül bakımı esas alan uygulamalar geliştirilmesine rehberlik edilmiştir. Bakım kalitesinin artmasını sağlayan yeni modellerin uygulamaya aktarılabilir olması çok önem taşımaktadır. Diyabet, hipertansiyon, kalp yetersizliği gibi birçok kronik hastalıkta uygulanabilir olan modellerden biri de Imogene King’in “Amaca Ulaşma Kuramı”dır. Kuram, hemşirelik bakımına kritik düşünme sürecini getirerek klasik hemşirelik bakımının daha geniş bir yelpazeye sahip olmasını sağlamakta ve kalp yetersizliği gibi çoklu semptomların var olduğu hastalık sürecinde daha etkin ve hızlı semptom yönetimini mümkün hale getirebilmektedir. Buna ek olarak; Amaca Ulaşma Kuramında, bireyin kendi bakımına katılımı sağlanmakta, yapabileceği kısa ve uzun vadeli hedefler, bu hedeflere ne derecede ulaşıldığı ve hedeflere ulaşmadaki eksiklikler belirlenmektedir. Bu nedenle kalp yetersizliği gibi yaşam biçimi değişikliğinin ve hastanın kendi bakımına katılmasının çok gerekli olduğu hastalıklarda etkin bir model olabileceği düşünülmektedir.
Tüm bu düşüncelerden yola çıkılarak amaç; Amaca Ulaşma Kuramı çerçevesinde kalp yetersizliği hastalarına yönelik bir bakım yönetimi örneği geliştirmektir.
Through the use of theories and models in nursing, the quality of nursing education and care has been increased and it has been guided to develop applications based on holistic care. It is very important that the new models, which provide increased quality of care, can be transferred to practice. One of the models that can be applied in many chronic diseases such as diabetes, hypertension and heart failure is Imogene King's "Theory of Goal Attainment". The theory provides a broader range of classical nursing care by introducing the critical thinking process in nursing care and can enable more effective and rapid symptom management in the disease process where multiple symptoms such as heart failure a represent. In addition; the participation of the individual in his or her care is ensured, it is determined that short-term and long-term goals, the extent to which these goals sare achieved and the short comings in reaching to the goals in Theory of Goal Attainment. Therefore, it is thought that it can be an effective model in diseases where it is very necessary for lifestyle changes and the patient to take care of himself/herself such as heart failure.
So, from all the sethoughts, the goal is developing an example of care management for heart failure patients with in the frame work of the Theory of Goal Attainment.



 
 
Copyright © 2016 Türk Kardiyoloji Derneği

LookUs & Online Makale