| ARAŞTIRMA | |
| 1. | Hipertansiyonlu Hastaların İlaç Uyumu ile E-Sağlık Okur Yazarlık Düzeyleri Arasındaki İlişki Relationship Between Medication Adherence and E-Health Literacy Levels in Patients with Hypertension Gülpınar Aslan, Elif Kantdoi: 10.5543/khd.2023.65002 Sayfalar 1 - 7 Amaç: Bu çalışmanın amacı, hipertansiyonlu hastalarında ilaç uyumu düzeyi ile e-sağlık okuryazarlığı arasındaki ilişkiyi değerlendirmektedir. Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı bir tasarımın kullanıldığı çalışmaya 304 hipertansiyon hastası dahil edilmiştir. Veriler, gelişigüzel örnekleme yöntemi ile toplanmıştır. Araştırmanın verileri, Tanıtıcı Bilgi Formu, Morisky-8 Maddeli İlaca Uyum Anketi E-Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği (E-SOÖ) kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Yaş, cinsiyet, mevcut sağlık durumu, bir günde kullanılan ilaç sayısı, reçete dışı ilaç kullanma, ilaçlarını her gün düzenli içmeye dikkat etme, sağlıkla ilgili yayınları takip etme, durumuna göre MİTUÖ puan ortalamaları arasında anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Yaş, medeni durum, eğitim ve çalışma durumu, sağlık güvencesine sahip olma, yaşanılan yer, sigara içme, bir günde kullanılan ilaç sayısı, sağlık kontrollerine düzenli olarak gitme, ilaçlarını her gün düzenli içmeye dikkat etme, sağlıkla ilgili yayınları takip etme durumuna göre E-SOÖ puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık belirlenmiştir (P < 0,05). Sonuç: Bu çalışmada hastaların sadece %9,5’lik kısmının ilaç tedavisine yüksek derecede uyum gösterdiği, e-okur yazarlık düzeylerinin ise orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Ayrıca MİTUÖ ile E-SOÖ arasında pozitif korelasyon bulunmuştur. |
| 2. | Yetişkin Bireylerin Kardiyovasküler Hastalık Risk Faktörleri Bilgi Düzeyi ile Sağlığı Geliştirici ve Koruyucu Davranışlar Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Investigation of the Relationship Between the Knowledge Level of Cardiovascular Diseases Risk Factors and Health Promotion and Protective Behaviors of Adults Sabahat Coşkundoi: 10.5543/khd.2024.49369 Sayfalar 8 - 16 Amaç: Bu araştırmanın amacı, yetişkin bireylerin kardiyovasküler hastalık risk faktörleri bilgi düzeyi ile sağlığı geliştirici ve koruyucu davranışlar arasındaki ilişkiyi incelemektir. Yöntem: İlişkisel tarama modeli olan bu araştırma, üniversite birimlerinde görevli 436 yetişkin birey ile yürütüldü. Verilerin toplanmasında; Sosyodemografik Bilgi Formu, Kardiyovasküler Hastalık Risk Faktörleri Bilgi Düzeyi Ölçeği (KARRİF-BD) ve Sağlığı Geliştirici ve Koruyucu Davranışlar Ölçeği (SGKDÖ) kullanıldı. Tanımlayıcı istatistikler, karşılaştırmalı ve çoklu regresyon analizleri yapıldı. Bulgular: Katılımcıların KARRİF-BD’den aldıkları toplam puan ortalaması 20,18 ± 4,48, SGKDÖ’den aldıkları puan ortalaması ise 83,23 ± 8,76’dır. Anlamlı bir regresyon modelinde, bağımlı değişkendeki varyansın %10’unun bağımsız değişkenler tarafından açıklandığı tespit edildi. Buna göre, kardiyovasküler hastalık risk faktörleri bilgi düzeyi; algılanan gelir durumu fazla (β = 0,18, t(426) = 2,51, P < 0,012), yaş (β = 0,12, t(426) = 2,50, P < 0,012), SGKDÖ (β = 0,11, t(426) = 2,30, P < 0,022), cinsiyet (β = 0,11, t(426) = 2,38, P < 0,017) ve eğitim durumu (β = 0,10, t(426) = 2,33, P < 0,020) değişkenleri olumlu ve anlamlı olarak yordamaktadır. Sonuç: Halk sağlığı alanında görev yapan sağlık personelinin başta yetişkinler olmak üzere toplumun tüm kesimini kapsayacak şekilde kardiyovasküler hastalık risk faktörleri, sağlığı koruyucu ve geliştirici davranışlar konularında sağlık eğitimi ve danışmanlık hizmeti vermesi önerilmektedir. |
| 3. | Akut Koroner Sendromlu Hastalarda Yaşam Tutumunun Değerlendirilmesi Evaluation of Life Attitude in Patients with Acute Coronary Syndrome Özlem Bulantekin Düzalan, Şeyma Kaya Camcıdoi: 10.5543/khd.2024.75002 Sayfalar 17 - 24 Amaç: Bu çalışma, akut koroner sendromlu hastalarda hastalık algısı ve yaşam tutumunun değerlendirilmesi amacıyla planlandı. Yöntem: Bu araştırma Ankara’da bir eğitim ve araştırma hastanesinde tedavi gören 204 akut koroner sendromlu hasta ile yürütüldü. Veriler; Sosyodemografik Veri Formu, Kısa Hastalık Algısı Ölçeği ve Yaşam Tutum Profili Ölçeği ile toplandı. Bulgular: Kısa Hastalık Algısı Ölçeği ve Yaşam Tutum Profili Ölçeği tüm alt boyut ve toplam puanları karşılaştırıldığında; bilişsel hastalık temsilleri alt boyutu ve duygusal hastalık temsilleri alt boyutu ve Kısa Hastalık Algısı Ölçeği toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlılık bulundu (p < 0,05). Yaşam Tutum Profili Ölçeği tüm alt boyut ve toplam puan ortalamalarında istatistiksel anlamlılık bulundu (p < 0,001, p < 0,05). Her iki ölçek toplam puanları arasında istatistiksel anlamlılık bulunmadı (p > 0,05). Sonuç: Çalışmamızda hastalık algısı ve yaşam tutumu arasında herhangi bir ilişki bulunmadı.Akut koroner sendromun getirdiği yük, sürekli ilaç kullanımı ve sağlık sistemindeki değişiklikler bireyin hastalık algısını ve yaşama karşı oluşturduğu bakış açısını etkilemektedir. İyi bir hemşirelik bakımı ve tecrübesiyle bireyin hastalık algısı olumlu yönde oluşturulup yaşama yönelik tutumu artırılabilir. |
| 4. | Kardiyovasküler Hastalarda Kardiyak Rehabilitasyon Programının Yaşam Kalitesi, Biyofizyolojik Parametreler ve Psikolojik Özelliklere Etkisi The Effect of Cardiac Rehabilitation Program on Quality of Life, Biophysiological Parameters, and Psychological Features in Patients with Cardiovascular Disease Sevda Türen, Filiz Çetinkaya Işık, Selahattin Türendoi: 10.5543/khd.2024.18480 Sayfalar 25 - 32 Amaç: Sekonder koruma, kardiyovasküler hastalıklarda hastalığın ilerlemesini durdurmak ve komplikasyonları önlemek açısından çok önemlidir. Egzersiz eğitimi, kardiyovasküler risk faktörü modifikasyonu ve psikolojik müdahale bileşenlerini içeren kapsamlı kardiyak rehabilitasyon (KR) programları, bu amaçla oluşturulan multidisipliner bir ekip tarafından yürütülmektedir. Bu çalışmada kapsamlı KR programının yaşam kalitesi, biyofizyolojik parametreler ve psikolojik özellikler üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçladık. Yöntem: Veriler faz I’de (taburcu olmadan önce) ve KR’nin erken (30. gün) faz III dönemi takibinde elde edildi. KR programı öncesinde ve sonrasında “SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği”, “Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği (DASS-21)” ve biyofizyolojik parametreler karşılaştırıldı. Bulgular: Yaş ortalaması 61,56±8,22 yıl olup, hastaların 27’si (%51,9) erkekti. KR sonrası tüm SF-36 alt boyutları anlamlı bir artış gösterdi. SF-36’nın ana bileşenleri olan “fiziksel bileşen özeti” ve “zihinsel bileşen özeti” (30,36±8,38 ve 28,53±12,59 karşı 77,27±13,66 ve 64,48±6,48; P < 0,001) anlamlı bir artış gösterdi. Depresyon, anksiyete ve stres puanları KR sonrası tüm değişkenlerde anlamlı düzeyde azaldı. Biyofizyolojik parametreler incelendiğinde sistolik kan basıncı, diyastolik kan basıncı, düşük yoğunluklu lipoprotein ve trigliserit düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş ve hemoglobin değerinde ise artış tespit edildi. Sonuç: Bu çalışma, KR programının tüm bileşenlerinin uygulanmasının hastaların yaşam kalitesini, biyofizyolojik parametrelerini ve psikolojik özelliklerini önemli ölçüde iyileştirdiğini gösterdi. |
| 5. | Kalp Yetmezliği Hastalarına Bakım Veren Aile Üyelerinin Bakım Verme Yükü ve Stres Düzeyi Caregiver Burden and Stress Levels among Family Members Caring for Heart Failure Patients Esra Türker, Sıla Akaydoi: 10.5543/khd.2024.60465 Sayfalar 33 - 40 Amaç: Bu çalışma, kalp yetmezliği olan hastaların bakım veren aile üyelerinin bakım verme yükünün stres düzeylerine olan etkisinin ve aralarındaki ilişkinin araştırılması amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu kesitsel tanımlayıcı çalışma özel Lokman Hekim Üniversitesi Hastanesinde Aralık 2022 ile Haziran 2023 tarihleri arasında kalp yetmezliği nedeniyle kardiyoloji servisinde en az 1 gün yatan hastaların çalışmaya katılım kriterlerini sağlayan gönüllü primer ve informal bakım vericileri ile yapılmıştır. Araştırmanın verileri, ‘‘Bakım Verici Tanıtıcı Formu’’, ‘‘Bakım Verici Yükü Ölçeği’’ ve “Bakım Verenin Stres Ölçeği” kullanılarak yüz yüze görüşme ile toplandı. Bulgular: Araştırmaya katılan bakım verenlerin; %28,7’sinin 41-50 yaş aralığında, %62’sinin kadın olduğu saptandı. Bakım veren stres, bakım verme yükü, puanları arasında korelasyon analizleri incelendiğinde; bakım verme yükü ile bakım veren stres arasında r = 0,658 pozitif orta (P = 0,000) düzeyde korelasyon bulundu. Bakım verme yükü ile bakım veren stres arasındaki neden sonuç ilişkisini belirlemek üzere yapılan regresyon analizi anlamlı bulundu (P = 0,000). Bakım Veren Stres düzeyindeki toplam değişim %42,9 oranında bakım verme yükü tarafından açıklanmaktadır. Bakım Verme Yükü bakım veren stres düzeyini arttırmaktadır (ß = 0,658). Sonuç: Araştırmamızın sonuçlarından yola çıkarak, KY hastalarına bakım veren aile üyelerinin desteklenmesi, evde bakım hizmetlerinin artırılması ve bakım verenlerin stres düzeylerine yönelik destek gruplarının oluşturulması önerilmektedir. |
| 6. | Yoğun Bakım Hemşirelerinin Erişkin ECMO Hastası Bakımına İlişkin Bilgi Düzeyleri ve Uygulamaları Assessment of Critical Care Nurses’ Knowledge and Practices in Adult ECMO Patient Care Öznur Erbay Dallıdoi: 10.5543/khd.2024.19970 Sayfalar 41 - 50 Amaç: Bu araştırmanın amacı, yoğun bakım hemşirelerinin ekstrakorporeal membran oksijenasyonu (ECMO) hasta bakımına ilişkin bilgi düzeylerini ve uygulamalarını belirlemektir. Yöntem: Araştırma, bir web tabanlı çevrim içi anket aracılığı ile kesitsel olarak yürütüldü. Araştırmaya, erişkin bir yoğun bakım ünitesinde en az üç yıldır çalışan ve en az üç ECMO hastası bakmış yoğun bakım hemşireleri, Türk Yoğun Bakım Hemşireleri Derneği ve bir hemşirelik bilgilendirme platformunun sosyal medya hesaplarında araştırmaya katılım bağlantı linki paylaşılarak davet edildi. Araştırmanın verileri; “Hemşire Tanıtım Formu” ve “ECMO Hasta Bakımı Bilgi Düzeyi Değerlendirme Aracı” ile toplandı. Bulgular: Araştırmaya 193 yoğun bakım hemşiresi katıldı. Hemşirelerin ECMO hasta bakımına ilişkin genel bilgi düzeyi ortalama puanı 34,58 ± 5,92 olarak orta düzeydeydi. Ankette yer alan alt konulara göre hemşirelerin doğru cevap yüzdeleri; (a) ECMO tanımlayıcı bilgileri için %63,5, (b) ECMO devre özellikleri için %60,6, (c) ECMO hazırlığı ve kurulumu için %86,0 ve (d) ECMO hasta izlemi ve değerlendirmesi için %68,8 olarak saptandı. ECMO bilgi düzeyi puanı ile hemşirelerin bakım verdiği ECMO hasta sayısı, hemşire başına düşen hasta oranı ve ECMO ile ilgili eğitim alma durumu arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p < 0,05). Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, ECMO hastalarının bakım yönetiminde yoğun bakım hemşirelerinin performansının iyileştirilmesi gerektiğini gösterdi. |
| DERLEME | |
| 7. | Kalp Yetersizliği Yönetiminde Mobil Oyun Kullanımı: Eğlenceden Daha Fazlası! The Use of Mobile Games in the Management of Heart Failure: More Than Entertainment! Abdullah Avcı, Meral Gündoi: 10.5543/khd.2023.70883 Sayfalar 51 - 58 Kardiyovasküler hastalıkların son noktası olan kalp yetersizliği, prevalansının ve mortalitesinin yüksek, tekrarlı hastaneye yatış sıklığının fazla olması nedeniyle önemli bir sağlık sorunudur. Kalp yetersizliği, neden olduğu fiziksel ve psikososyal sorunlar nedeniyle hastalık kontrolünün ve yönetiminin zor olduğu, hastaların zamanla daha büyük semptom yüküne maruz kaldığı karmaşık bir klinik sendromdur. Güncel kılavuzlarda kalp yetersizliği hastalarında hastalık kontrolü ve semptom yönetimini sağlamak için hasta eğitimi ve taburculuk sonrası izlemin önemi vurgulanmaktadır. Kalp yetersizliği hastalarının hastalık kontrolü ve semptom yönetiminde hasta eğitiminin yanı sıra bakım ve izlemde farklı yöntemleri karşımıza çıkaran, birden fazla bileşeni içeren çok yönlü müdahalelere ihtiyaç duyulduğu bilinmektedir. Alternatif bir eğitim yaklaşımı olarak ortaya çıkan, yüksek etkileşim ve görsel çekiciliğiyle motive edici eğlenceli bir yönü olan mobil oyunların bu beklentiyi karşılayacağı düşünülmektedir. Bu derlemede, eğlenceden daha fazlasını vadeden mobil oyunların kalp yetersizliği yönetimine etkisinin güncel literatür bilgisi doğrultusunda tartışılması amaçlandı. |
| OLGU SUNUMU | |
| 8. | ECMO’lu Hasta Bakımında Abdellah’ın Hemşirelik Sürecinin Uygulanması: Olgu Sunumu Application of Abdellah’s Nursing Process in Patient Care with ECMO: A Case Report Ebru Dizdar, Semiha Alkandoi: 10.5543/khd.2024.44366 Sayfalar 59 - 63 Hayat kurtarıcı rolüne rağmen, ekstrakorporeal membran oksijenasyonu (ECMO) uygulanan hastaların bakımı, potansiyel komplikasyonlar nedeniyle benzersiz zorluklar sunar. Bu nedenle, etkili hasta yönetimi için multidisipliner bir yaklaşım şarttır. Hemşirelik kuramları; multidisipliner bakımı destekleme, bilimsel bilgi ve ilkeleri uygulama, organize etme, sistematik yaklaşım sunma gibi fonksiyonlarıyla ECMO’lu hasta bakımında yarar sağlayabilir. |
Copyright © 2026 Kardiyovasküler Hemşirelik Dergisi
