| EDITÖRDEN | |
| 1. | Editörden Editorial Nuray EnçSayfa I |
| ARAŞTIRMA | |
| 2. | Ofis Çalışanlarında Metabolik Sendrom Metabolic Syndrome Among Office Workers Ayşe Sezer Balcı, Nurcan Kolaç, Emre Yıldız, Selin Kara, Merve Çetin, Esma Erdoğandoi: 10.5543/khd.2018.77598 Sayfalar 50 - 57 Amaç: Bu çalışmanın amacı ofis çalışanlarında metabolik sendrom sıklığını belirlemektir. Yöntemler: Tanımlayıcı-kesitsel tipteki araştırmanın evrenini Ocak 2017-Nisan 2017 arasında İstanbul'da özel bir banka ve şirketin ofis çalışanları oluşturdu (n=1200). Bu evrenden anlamlılık düzeyi 0.05, %95 güven aralığında, örneklem sayısı hesaplandı (n=344), ancak örneklemin %40.6’sına ulaşıldı (n=140). Veriler, Kişisel Bilgi Formu ve NCEP-ATP III tanı kriterleri ile toplandı. NCEP-ATP III tanı kriterleri için çalışanların kan basıncı, boy, kilo, bel çevresi ölçümleri yapıldı, trigliserid düzeyi, HDL ve açlık kan şekeri değerini belirlemek için işyeri sağlık ofisinde kanları alındı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde, ortalama), ki kare testi kullanıldı. Bulgular: Çalışanların %50’si kadın, %62.1’i evli, %52.9’unun eğitim düzeyi lisans ve üzeri, %22.9’unun kronik hastalığı bulunmakta, %36.4’ü sigara kullanmakta, %42.9’u normal kilolu, %36.4’ü ise fazla kiloludur. Abdominal obezite oranı kadınlarda %45.7, erkeklerde %28.6’di. Tüm çalışanlarda MetS sıklığı %18.6 olarak bulundu. Kadınlarda bu oran %17.1, erkeklerde ise %20’di. MetS sıklığı evlilerde, kronik hastalığı olanlarda, 41-60 yaş arası olanlarda, masa başında günlük çalışma süresi sekiz saat üzeri olanlarda istatiksel olarak anlamlı daha yüksekti (p<.05). Sonuç: Sonuç olarak ofis çalışanlarında metabolik sendromun önlenmesi ve erken tanısı için işyerlerinde sağlığı geliştirme programları oluşturulmalıdır. |
| 3. | Varfarin Kullanan Bireylerde Etkin INR (Uluslarası Normalizasyon Oranı) Değerini Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi Determining the Factors Affecting the Effective INR (International Normalization Ratio) Value in Individuals Using Warfarin Emine Demirel, Şenay Uzundoi: 10.5543/khd.2018.86580 Sayfalar 58 - 68 Amaç: Varfarin kullanımı ile ilişkili faktörler, ilaç dozunun düzenlenmesinde kullanılan INR (Uluslarası Normalizasyon Oranı) değerini etkileyerek tromboz ve kanama gibi risklere neden olabilmektedir. Bu araştırmada varfarin kullanan hastalarda etkin INR değerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlandı. Yöntemler: Araştırma, İstanbul’da bir eğitim ve araştırma hastanesinin kan alma birimine Nisan 2016-Haziran 2016 tarihleri arasında INR değerinin belirlenmesi amacıyla başvuran 120 bireyin katılımı ile gerçekleştirildi. Araştırmacılar tarafından geliştirilen veri toplama formu ile toplanan veriler, SPSS 22.0 programında tanımlayıcı istatistiksel analizler (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) ve ki-kare testi kullanılarak %95 güven aralığında ve p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Araştırmanın etik kurul onayı alındı. Bulgular: Yaş ortalaması 60.3±10.6; %55.8’i kadın ve %63.3’ü ilkokul mezunu olan bireylerin başlıca varfarin kullanma nedenlerinin mekanik kalp kapak protezi (%52.6) ve derin ven trombozu (%35.8) olduğu, yarısından fazlasının kronik başka bir hastalığı ve varfarin dışında sürekli kullandığı başka ilaçlarının bulunduğu; tedavinin istenmeyen etkisi kanamanın kadınlardaki oranının anlamlı düzeyde fazla olduğu (p<0.05) saptandı. Bireylerin tamamına yakını sürekli kontrolünde olduğu hekim bulunduğunu ve eğitimi hekimden aldığını, INR değerini takip ettiğini bildirmesine ve tanıya göre INR değer aralığını bilmesine rağmen, etkin INR değeri açısından kontrolsüz olanlarının oranının fazla olduğu bulundu. INR değerlerine ilişkin bu sonuçların bireysel, sağlık hastalık durumu ve varfarin kullanma özellikleri açısından da benzer olduğu bulundu. Sonuç: Bireylerin yarısından fazlasının etkin INR değerine göre kontrolsüz olduğu araştırmada; yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, kronik hastalıkları ve kullandığı ilaçları gibi özellikleri dikkate alınarak, etkin INR değerini sağlamayı hedefleyen varfarin eğitim programının geliştirilmesi, eğitimde hemşirenin etkinliğinin arttırılması ve bireylerin bilgi ve uygulamalarının takip edilmesi önerildi. |
| DERLEME | |
| 4. | Kalp Yetersizliğinde Ödem Edema in Heart Failure Meryem Yıldız Ayvaz, Nuray Ençdoi: 10.5543/khd.2018.14632 Sayfalar 69 - 75 Kalp yetersizliğine bağlı gelişen en temel semptomlardan birisi ödemdir. Kalp yetersizliğinde görülen ödem; patofizyolojisinin anlaşılması ve etkili hemşirelik bakımının planlanabilmesi amacıyla, periferik ödem ve pulmoner ödem olarak sınıflandırılabilir. Şiddetli ve yaygın sıvı retansiyonu ile birlikte ortaya çıkan ödem; periferik ödemdir. Periferik ödem olan hastalarda tedavinin temel dayanağı sıvıyı uzaklaştırmaya çalışmaktır. Hastaların dikkatli bir şekilde izlenmesi ve etkili hemşirelik bakımının planlanması önemlidir. Periferik ödemin aksine akut pulmoner ödemde, vücuttaki toplam sıvı miktarı artmaz ancak hemodinamik değişikliklere yol açan bozulmuş kalp fonksiyonunun etkisiyle, sıvının "yanlış" vücut bölmesine hareket etmesi söz konusudur. Pulmoner ödem tedavisinde temel amaç, altta yatan hemodinamik nedeni düzeltmek ya da ortadan kaldırmak ve sıvının akciğer dokularından dolaşıma geri dönmesini sağlamaktır. Bu bağlamda hasta bakımının planlanması ve uygun hemşirelik bakım yönetiminin sağlanması önemli bir yere sahiptir. |
| 5. | İmplante Edilebilir Kardiyoverter Defibrilatörü Olan Hastalarda Cinsel Yaşam ve Cinsel Danışmanlık Sexual Life and Sexual Counseling in Patients with Implantable Cardioverter Defibrillator Tuğba Yardımcı, Hatice Mertdoi: 10.5543/khd.2018.46036 Sayfalar 76 - 81 İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) hayatı tehdit eden ventriküler taşikardi ve fibrilasyon durumlarını algılayarak sonlandıran, aynı zamanda ani kardiyak ölüm (AKÖ) riski taşıyan bireylerde birincil koruma yöntemi olarak kullanılan bir cihazdır. ICD hastaları cihaza uyum sağlama döneminde birçok problemle karşılaşmaktadırlar. Cinsel aktivite ve cinsel fonksiyonda azalma hastaların yaygın olarak karşılaştıkları ve en az dikkat çekilen problemlerden birisi olmaktadır. Literatürde hastaların cinsel aktivitenin sürdürülmesine yönelik endişeleri olduğu, ICD takılmadan önce ve takıldıktan sonraki dönemde cinsel aktivite sıklığında azalma yaşadıkları, cinsel aktivite esnasında şok almaktan korktukları, cinsel yaşamlarına yönelik daha çok bilgi ve danışmanlık almak istedikleri bildirilmektedir. ICD implantasyonu sonrası cihazın hastalarda neden olduğu psikolojik problemler hastalarda cinsel aktiviteye yönelik endişelere ve cinsel aktiviteden kaçınma davranışına neden olabilmektedir. Hastayı tedavi eden sağlık profesyonellerinin hastanın fizyolojik olarak iyileşmesinin yanı sıra psikolojik olarak iyileşmesine de katkıda bulunmaları gerekmektedir. Hastaların cinsel problemleri eşleri ile birlikte ele alınmalı ve hastalar bu konularda konuşmaya teşvik edilmelidir. Bu nedenle sağlık profesyonellerinin, özelikle hastayla daha uzun süre zaman geçiren hemşirelerin ICD hastalarına eğitim planlama aşamasında cinsel yaşama da yer vermeleri ve hastaların bu konuya yönelik endişelerini anlatabilmelerine olanak sağlamaları önemlidir. Bu derlemede incelenen kılavuzlar ve literatür doğrultusunda ICD hastaları ve eşlerine yapılabilecek cinsel danışmanlık ile ilgili sağlık çalışanlarına yol gösterecek pratik stratejiler ve kanıta dayalı yaklaşımlar anlatılmıştır. |
| OLGU SUNUMU | |
| 6. | Hipertansif Atak Yaşayan Hastalara Watson’ın İnsan Bakım Modeli Kullanılarak Uygulanan Hemşirelik Bakımı: Olgu Sunumu Use of Watson’s Theory of Human Caring in Nursing Care of Patients with Hypertensive Attack: Case Report Öznur Erbay, Yasemin Yıldırım, Çiçek Fadıloğlu, Fisun Şenuzun Aykardoi: 10.5543/khd.2018.41275 Sayfalar 82 - 88 Hemşirelik kuram ve modelleri, hemşirelik uygulamalarını sistematize etmek için bir çerçeve oluşturmaktadır. Hemşirelikte model kullanımı, tıbbi uygulamalardan farklı olarak hemşireliğin özüne ve uygulamalarına odaklanılmasını sağlamaktadır. Ayrıca bakımın sistematik, amaçlı, kontrollü ve etkili olmasına yardımcı olmaktadır. Hemşirelik disiplinini çok iyi yansıttığı için hemşirelik alanında popüler olarak kullanılan kuramlardan biri olan Watson’ın İnsan Bakım Kuramı; birey ve hemşire arasındaki doğal, güvenilir, şefkatli ve duyarlı bir ilişkiye odaklanmaktadır. Modelin iyileştirme süreçlerine temellendirilmiş hemşirelik bakımı ile bireye bütüncül bir yaklaşım sağlamaktadır. Bu makalede; daha önce 5 kez hipertansif atak yaşamış ve tedaviye uyumsuzluk sorunları olan 85 yaşındaki bir kadın hastanın Watson’ın İnsan Bakım Modeli’ne göre hemşirelik yönetimi ele alınmış ve bu modelin kullanımı yönelik bir örnek oluşturmak amaçlanmıştır. |
Copyright © 2026 Kardiyovasküler Hemşirelik Dergisi
